"Türkiye Türklerindir +40" Bloguna Hoş geldiniz!!!

Ey Türk Milleti!
Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz

Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar.
Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır.
İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz!
Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir.
Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat.

Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir.
Hala okumak istiyorsanız buyurunuz.

Saygılar, sevgiler!

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Kartal, Turkey
KENDİLERİ İÇİN PLAN YAPMAYAN MİLLETLER, BAŞKALARININ KENDİLERİ İÇİN YAPTIKLARI PLANLARA RAZI OLURLAR.Keykubat- ATATÜRK'TEN SONRA ÜLKEMİZDEN TÜRK ve MÜSLÜMAN HALKLAR İÇİN PLAN YAPAN ve EZİLEN HALKLARA ÖNDER OLACAK SİYASET İZLEYEN BİR LİDER ÇIKMAMIŞ, ARDILLARI,ONUN İZLEDİĞİ ANTİ EMPERYALİST SİYASETİ TERK ETMİŞ,DEVLETİ AB-D KUCAĞINA ATMIŞ VE ONLARA BAĞLILIĞI ATATÜRKÇÜLÜK SAYMIŞ,HALKIMIZIN DİNİ VE IRKİ DEĞERLERİNİ AŞAĞILAYARAK TAHRİK ETMİŞ, KADEMELİ OLARAK HALKIMIZI HIRİSTİYANLAŞTIRMAK İÇİN DIŞ GÜÇLERCE GİZLİ-AÇIK DESTEKLENEN SAPIK DİNCİ YAPILANMALARI GÜÇLENDİREREK,İKTİDARA TAŞIMIŞ,IRK,MEZHEP BAĞLAMINDA KARŞILIKLI DÜŞMANLIKLAR YARATMIŞ, ÜLKENİN KAYNAK VE SERMAYESİNİ YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKMİŞ,YUKARIDA SAYILAN AB-D PROJELERİNE GÖRE ASKERİ DARBELERLE KENDİ MİLLETİNİ SİNDİREREK BÖLÜNMENİN YAŞANDIĞI BÖYLE GÜNLERDE BİLE TEPKİSİZ KALMASINI SAĞLAYAN KORKU ORTAMINI HAZIRLAMIŞ,BENZER MUHTELİF İHANETLER İÇİNDE BİR ŞEKİLDE YER ALMIŞLARDIR.İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ GÜNÜN DURUMU BUDUR-Keykubat İNSAN,PRANGA VURULMAKLA,KIRBAÇLANARAK ÇALIŞTIRILMAKLA ESİR OLUR.ESİRLİĞİ YAŞAM BİÇİMİ OLARAK BENİMSERSE KÖLE OLUR. VATANINIZA,DEĞERLERİNİZE,ÖZGÜRLÜĞÜNÜZE SAHİP,HER TÜRLÜ EMPERYALİZME KARŞI ÇIKIN!!! Keykubat

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Translate

Bu Blogda Ara

3 Ağustos 2008 Pazar

İSLAMİYET ARAPLARA MI GELDİ?

İSLAMİYET ARAPLARA MI GELDİ?

KUR'ANDAN AYETLERLE.
“Aşağıdaki yazıda anlatılan konuyu daha iyi anlamak açısından bilmeyenlere birkaç kısa bilgi vermeyi uygun buldum.
Sure:Belli bir konuyu anlatmak,insanları bilgilendirmek üzere verilmiş Kuran metinleridir.Okuduğunuz yazı da bir metindir.Arap dilinde Kuranı oluşturan 96 metin vardır.Ancak bazı nedenlerle 114 metine çıkarılmıştır.Arapça Metin=Sure
Ayet:Surelerde geçen cümlelerdir.Her Kuran cümlesi bir ayettir.Ancak bazı ayetler birkaç cümleden de oluşabilmektedir.Ayet=Cümle.Kuranda 666 ayet vardır.Ancak,bazı nedenlerle 664'e çekilmiştir.
Sureler ve ayetler Kurandan alınmadır.Allah kelamı (sözü) kabul edildiklerinden değiştirilmezler.Ayet ve Sure olarak belirtilenler yazarın kendi fikirleri değil bizzat kutsal kitap sözleridirler.
Tevrat ve İncil metin ve cümleleri için de sure ve ayet ifadesini kullanmakta sakınca yoktur.Çünkü,Tevrat İbrani’ce (İsrail Dili),İncil Latince (Eski Yunan dili) ile yazılmışlardır.Türkçe’ye çevrilmiş hallerini okuduğumuzdan,İbrani’ce ve Yunanca Ayet ve Sure kelime karşılıklarını aramaya gerek de yoktur.
Okuyacağınız metinde “Sure ve Ayet” olarak belirtilen cümlelerin adları yazılı din kitaplarından alıntı olduğunu öğrendiniz.Artık ona göre yorumunuzu yaparsınız.
Hadis:Kur'anda yazmayan ancak,din peygamberinin kendi aklı ile çözüm bulduğu bazı önemli konular hakkındaki sözlerine Hadis denir.Hadisler,Hz.Muhammet'in zamanında yaşamış yakınında bulunmuş kimselerden derlenmiş sözlerdir.İslam bilginlerinin (6) Altı tane hadis yazarının kitaplarına değer verdiği bilinmektedir.Aşağıdaki hadisler de bu altı yazarın içinden olanların kitaplarından seçilmişlerdir.Hadisler bu yüzden ayetler kadar önem arzetmektedir. Sünnilik,Şafiilik,Şiilik,Malikilik gibi İslam mezhepleri de bu ayet ve hadfislerin yorum farklılıklarından doğmuştur.Hadislere en çok önem veren de Sünni mezhebidir.İslamı yaşamada Hz.Muhammed'in Kur'anda emredilen üzerine fazladan yaptığı ibadetleri de uygulamaktadır.Bu fazlacılık bu gün 600 civarında "Tarikat-Yol" ayırımına kadar işi götürmüş,çığırından da çıkarmıştır.Mezhep kavgaları da bundan kaynaklanır.
Kolay gelsin."
İSLAM NEDEN GELDİ?;
İşte kitap kendi ayetiyle söylüyor;
Kehf Suresi: 2-O bunu imansızları,şiddetli bir azap ile korkutmak ve yararlı iş yapan müminlere de cenneti müjdelemek için yaptı.
Kehf Suresi: 4-Bir de “ Allah çocuk edindi” diyenleri uyarıp ceza göreceklerini bildirmek için yaptı.
Ali İmran Suresi 3- Ya Muhammed,O sana öncekileri onaylayıcı olarak indirdi.Bundan önce de insanlara kurtuluş yolunu öğretmek için Tevrat ve İncil'i indirmişti.
" " " 19- Allah katında din ancak İslam Dinidir.Kitap verilenler bunu da bildikleri halde aralarındaki ihtiras (kıskançlık) yüzünden ayrılıklara düştüler.Allah'în ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki Allah . hesabını çabucak görür.
Kehf Suresinde bölgedeki dinlerin bozulmaları sonucu günahkar olan insanların uyarılmaları ve korkutulmaları gereğinden genel ifadelerle bahsetmektedir.
Al-i İmran Suresinde ise :"Ya Muhammed, O sana öncekileri onaylayıcı olarak indirdi" ve "Allah katında din ancak İslam Dinidir" Cümlelerinin önceki bozulmuş dinlerin ,Kur'ana göre bozulmuş yerlerini değiştirerek ve bilim ve aklın ışığında yorumlandığında gerçek çıkar.O gerçek de dinlerin tek olduğu gerçeğidir.Tabii bu neyi almak gerektiğini ayırd edebilecek büyük bir bilgi birikimin de gerektirir.
Yalnız arkadan gelen tehdit de aklımızı kullanmamızı,aksi takdirde "hesabımızın çabucak "görüleceğini söylüyor.
İSLAM BELLİ BİR BÖLGEYİ Mİ İÇERMEKTEDİR?
Tevrat ve İncil ile bu kitapların gönderildiği kavimlerin içine düştükleri çıkmazı, kendilerinin nasıl yarattığı,başından beri tek olan İslam dininin, nasıl çok olduğu bahsini "İslam'ın Mekke ve çevresi Halkına ve bu bölgedeki halkın anlayacağı şekilde anlatması olarak yorumlamak doğrudur.
Tevrat'ın sadece Hz.İbrahim'in İshak isimli oğlunun nesli'nden olan ve Yakup Peygamber'in Allah ile güreşmesinden sonra Allah'ın Yakup'a "İsrail-Allah ile güreşen" adının verilmesi ile "İsrailoğulları" olarak anılan Tanrı "Yahve"ye inandıkları için "Yahudi" olarak bilinen kavime geldiği Tevrat'ta ,İncil'de ve Kur'anda çok açıktır.Kur'an da bu kavmi "İsrailoğulları" diye anmaktadır.
O zaman Araplar da Hz.İbrahim'in Hacer'den doğma oğlu İsmail'den ürediklerine inanıldığından,en son olarak da onlar uyarılır.Onlar cezalıdır. Çünkü,Hacer,Hz.İbrahim'in ilk eşi ve babadan kız kardeşi olan Sara'yı "kısır olduğu için aşağılar.İshak doğunca,Allah'ın emri,Sara'nın isteği ile Urfa dolaylarından Mekke'ye çöl ortasına terk edilirler.
Ayrıca,Hz.Muhammed zamanında,Hz.Muhammed'in kendi akrabaları içinde Hristiyan "Esed Kabilesinden Abdulmuttalib'in yeğeni VARAKA( sonradan olmuş)" olanlar olduğu yazılıdır.
Mekke,Medine,Hayber gibi şehirlerde yahudiler ve hristiyanlar çok miktarda vardı.
Bu yüzden örneklerini de o yöre halkının barındırdığı inanç kültürlerine göre yapmaktadır.

Buyurun açık cevap,Hristiyan ve yahudiler "Allah" tanımını karıştırmışlar ve putperestleşmişlerdi.Ve Araplar,kız çocuk sahibi olmaktan utanıp,onları gizlice diridiri kuma gömerek saklamak ve öldürmekle sapık bir yaşam sürüyorlardı.;
Zuhruf Suresi 15-)Demek O yarattıkları arasından kızlar edindi de oğulları size verdi .Öyle mi?
" " 16-) Ama O çok bağışlayıcı Allah'a isnad ettikleri kız evlat onlardan birine müjdelenince içi gayzla dolarak yüzü simsiyah kesilir.
" " 17-) Demek süs içinde yetiştirilecek de kendini savunamayacak kızları mı Allah'a isnad ediyorlar?
" " 18-) Onlar,Rahman'dan olan Allah'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar.Yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu yalanları yazılacak ve sorguya çekilecektir.

..... kız çocukları da insan yerine koymuyorlar, kızı olan insan içine çıkamıyor,ve onları diri diri kuma gömerek öldürüyorlar.Apaçık nedensizce cinayet.İşte Ayet anlatıyor:
Tekvir Suresi 8-) Sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza ;
" " 9-) Hangi günahı yüzünden öldürüldü diye!
Bu sure kıyamet ve hesap saatini anlatır ve ne zaman okusam çok duygulanırım.O zamanki yeryüzünde bunlar kadar zalim ,nedensiz yere evlat katili olan ve bu kadar sapık hiç bir kavim yoktur.Oysa Araplar Kur'anın kendilerine gelmeleri ile övünürler.Bence utanmaları gerekir. Bu kadar toplum halinde aşağılık durumda olmaktan,değil mi?
Çünkü Kutsal Kitap sadece belli bir kavime,hem de sadece Mekke ve çevresi halkına inmiştir.Önceki iki kitaba inananlar arasında özden sapmalar ve bozunmalar olmuştur.
Bu yüzden mecüsilik , şamanizm,budizm gibi asya dinlerine dair en ufak bir yorum yoktur.Bu sebep de gelen dinin bölgesel olduğunu gösterir.Bunu Kur'an Ayetleri söylüyor.Ben değil.
İşte size yüce Kur'an-ı Kerim'den ayetler:

İSLAMİYETİN AMACI NEYDİ?
Önce öncekilere uyarı vermek için;
Yani,Tevrat ve İncil İnananlarının Allah'ı "Oğul edinmekle" itham ederek inançlarında çok tanrılı inanışa yöneldiklerinden uyarılmaları gereğini belirtir.
Kehf Suresi 1-)Kulu Muhammed'e eksik bir taraf bırakmadığı Kur'anı indiren Allah'a hamd olsun
" " 2-) O bunu insanları şiddetli bir azap ile korkutmak ve yararlı iş yapan müminlere de cenneti müjdelemek için yaptı.
" " 4- ) Bir de "Allah çocuk edindi " diyenleri uyarıp ceza göreceklerini bildirmek için yaptı.
" " 5-) Allah'ın çocuk edindiğine dair bir bilgi ne kendilerinde vardır ne de atalarında.Ağızlarından çıkan söz ne büyük iftiradır.Onlar ancak yalan söylerler.
Tevbe Suresi 30- Yahudiler,Üzeyr "Allah'ın oğludur" dediler.Hristiyanlar,"İsa Allah'ın oğludur" dediler.Bu sözler onların uydurmalarıdır.Daha önceki inkarcıların sözlerini taklit ederler.Allah onları kahr edecektir.
Tevbe Suresi 31- Allah'ı bırakıp hahamlarını,papazlarını,Meryem oğlu İsa'yı Rab'leri tanımışlardı.Oysa onlara tek Allah'a kulluk emredilmişti.Ondan başka ibadet edilecek yoktur.O kafirlerin eş koştukları şeyden uzaktır.
Görüldüğü gibi hedef kitle Tevrat ve İncil inanlısı olan İbrani kavimleridir.


Sonra sonrakilere yani kitapsızlara uyarı vermek için(Araplara):

 
O zamana kadar Araplar kitapla uyarılmamışlar ve peygamberleri olmamıştır.
1-) Enam Suresi 91-" Sana Mekke halkını ve çevresindekileri uyarmak,Tanrı azabını anlatmak ve de bu nur dolu Kur'anı , onlarda bulunanı (Tevrat,İncil) doğrulayıcı olarak indirdik.Ahirete inananlar . . namazlarını daima kılarak bu kitaba da inanırlar."


2-) Şuara Suresi 7-)"Ya Muhammed,Şehirlerin anası Mekke ve de çevresinde bulunanları şüphe götürmeyen o kıyamet gününün dehşetinden haber veresin diye sana "ARAPÇA OKUNAN BİR KİTAP " vahyettik.Mahşerde toplananlardan bir kısmı cennete,bir kısmı da cehenneme gider.


3-) Fussilet Suresi 3-" -Bu bilen bir millet için ayetleri Arapça bir okunuşla açıklanmış bir kitaptır."


Aşağıdaki ayete göre Araplardan başkası bu dinden sorumlu değildir.

Arap olmayanlara maazeret hazır.Türklerin cehennemlik olma korkusu yok.Mazereti Allah hazırlamış zaten.4-) Fussilet Suresi 44."Bu Kur'anı biz yabancı bir dilde bir kitap kılsaydık diyeceklerdi ki;Ayetleri uzun uzun açıklanmalı değilmiydi? Bir Arap'a başka bir dille söylenir mi? De ki,bu inananlara doğruluk rehberi ve gönüllere şifadır.İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır.Kur'an onlara göre bir körlüktür"
5-) Zuhruf Suresi 3-"Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'ân kıldık"

6-) " " 5-"Haddi aşan bir kavimsiniz diye sizi Kuran'la uyarmaktan vaz mı geçelim? Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir."


*(Önceden bol bol göndermiş,biz bilmiyoruz.)*
7-) Ahkaf Suresi 12-"Kur'andan önce de bir rahmet ve rehber olarak Musa'nın kitabı vardı.(*)Bu da zalimleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, öncekileri doğrulayan bir . kitaptır."


(*) Burada "İncil'i anmıyor.Ben incil'i siyaset olarak dahil ettikleri kanaatindeyim.


8-) Meryem Suresi 97-" Ya Muhammed,biz, Kur'anı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve de korkutman için senin dilinle indirerek kolaylaştırdık.


"9-) Nahl Suresi 101- Şüphesiz biliyoruz ki,"Kur'anı Ona ancak bir insan öğretiyor " diyorlar.İşaret ettikleri kimsenin(*) dili yabancıdır.Kur'an ise apaçık Arapça'dır."


(*)(Yabancı bir değil dört akıl hocası olduğu iddia ediliyor ya konumuz değil )*


10-) Yusuf Suresi- 2- Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
11-) Ra'd Suresi- 37- Biz Kur'anı Arapça bir hikmet olarak indirdik.Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan and olsun ki Allah'tan başka senin için ne bir yardımcı vardır ne de bir koruyucu.


12-) Zümer " 28- Pürüzsüz ,arapça bir Kur'an indirdik ki böylece korunsunlar
13-) Duhan Suresi 58- Ya Muhammed,Kur'anı biz senin dilinle indirdik.Olur ki onlar öğüt alırlar.

14-) Yasin Suresi 5- Babaları uyarılmamış bir kavmi uyarasın diye gönderildin.Çünkü onlar habersiz gafillerdir.Doğrusu çoğunun üzrerine azap gerçekleşmiştir.Artık onlar iman etmezler.

15-) Kamer " 43- Ey Mekke putperestleri,sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür.Yoksa kitaplarda sizin için sorumsuzluk belgesi mi var?


16-Ta-Ha Suresi: 113- İşte biz Kur’anı Arapça olarak indirdik.Tekrar tekrar tehditlerimizi onda açıkladık ki belki sakınırlar da onlara bir ibret verir.


HER MİLLETE AYRI PEYGAMBER VARMI?
 
17-) İbrahim Suresi 4- Biz de apaçık anlatmaları için her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik.Allah dilediğini saptırır veya doğru yola ulaştırır.O her şeye hakim ve hikmet sahibidir.



KIYAMETTE HER KAVİM KENDİ KİTABINDAN MI SORGALANACAK?

Kıyamet vakti,ilk önce peygamberlere şahitlik günü bildirilecek ve kavimlerini etraflarında toplayacaklar.

İşte ayetler;
18-)Müürselat Suresi 11:Peygamberlere ümmetleri için şahitlik için vakitlerini bildirdiği zaman kıyamet kopmuş olur.

Sonra insanlar kitaplarına göre yargılanmaya başlarlar;
19-Casiye Suresi: 28-(Kıyamet günü ) Her ümmeti o gün diz çökmüş görürsün.Her ümmet kendi kitabına çağrılır.(*)Onlara denir ki;” Bu gün işlediğinizin karşılığı verilecektir.”

(*)Türkler Oğuz Kaan Destanından,Gök Türk dininde belirtilen ilkelerden sorumlu olacak demekki.Her millet dini neyse ondan yargılanacaklardır.İslamdan da sadece Araplar.

Ayetler böyle deyince gerisi boş değil mi? 

(Nurcular ve yandaş medya bu ayetleri tartıştı ve kabul etmediler! Birisi T.Diler'in programıydı. Lafa gelince Kur''an'ın bir harfini inkâr eden dinden çıkar! Diye talkın verirler ama ilerine gelmeyeni kabul etmezler. Bunlara güvenmeyiniz.)

Görüldüğü gibi 17 ayet hiç bir yorum farklılığı yaratmayacak kadar İslamiyetin Mekke ve çevresi araplarını yoldan çıkmış,babaları uyarılmamış bir kavim oldukları ve ileride herhangi bir kıvırma yoluna girmelerini önlemek içinde "pürüzsüz bir arapça" kullanıldığını belirtir.

17.ayet de "her peygamberi kendi milletinin dili ile gönderdik" der.

18.sıradaki ayette ise “Kıyamet günü her kavmin veya ümmetin “kendi kitabına çağrılacağını “ söylemektedir.
Ayetler hiç bir yoruma meydan vermeyecek kadar açık ve nettir.
Mesaj tamamen Mekke ve çevresi araplarınadır.Çünkü Bedevileri bile ayırmaktan çekinmez.

İSLAM MİLLİYET AYIRIMI YAPAR MI?

Ali İmran Suresi 33-Allah, Adem’i, Nuh’u,İbrahim ailesini ,İmran ailesini seçti,alemlerden üstün kıldı..
Ayeti ile Ortadoğu Milletleri arasından bir seçim yapıldığını anlıyoruz.Bu milliyet ayırımına ilk işarettir.
Araplar arasından da bedevilerin ve Medinelilerin aşağılanıp dışlandıklarını görüyoruz.;
Tevbe Suresi 69-Sizden önce gelip geçen,Nuh,Ad,Semud, milletleriyle İbrahim'in milletine ve Medyen (İran) (*1) ile alt üst olmuş şehirler halkının haberleri size ulaşmadı mı?Peygamberleri(*2) apaçık delillerle geldiler,Allah onlara zulm etmedi,onlar kendilerine zulm ettirdiler.
(*1-2)İslam'ın yöresel olduğunu bu ifade açıkça belirler.Medyen dediği halk İranlılardır.Bunların 854 ayetlik kitapları vardır.Peygamber Zerdüşt'e ayetler aynen Muhammed'e olduğu gibi "Vahiy yoluyla gelmiştir.


BEDEVİLERLE MEDİNELİLERE BAKIŞ.

" " 82
-Allah seni şu seferden döndürür,de onlardan birileri savaşa gitmek için izin isterlerse de ki:"Artık benimle sonsuza kadar çıkamazsınız.Benimle birlikte siz düşmana karşı kesin olarak savaşamazsınız.Çünkü önce çıkmamıştınız.Oturun kalanlarla birlikte.

Tehditler;
" " 83-(
Savaşa katılmayan Bedevilere)Onlardan biri ölürse namazını kılma ve mezarının başında durma.Şüphe yok ki onlar kafir olarak öldüler.
" " 89-Bedevilerden bir kısmı özür dilemek ve izin almak için geldi,yalan söyleyenler de yerlerinde oturup kaldılar.İçlerinden kafir olanlar üzücü azaba uğrayacaktır.

Bedevilere bakış;
" " 96-Bedeviler
,kafirlik ve fitnecilik bakımından şehirlilerden beterdir.Allah'ın koyduğu sınırları bilmemekte önderdirler.Allah her şeyi bilir ve hikmet sahibidir.
" " 97-Bedevilerden öyleleri vardır ki zekatı ve sadakayı ziyan sayar ve size belalar çatmasını gözetip dururlar.Bekledikleri belalar başlarına gelsin.Allah her şeyi duyar, bilir.

Medineliler de bedevilerle bir anılır;
" " 100
-Çevrenizdeki Bedevilerden iki yüzlüler olduğu gibi,Medine'lilerden de münafıklık edip duranlar var.Sen onları bilmezsin,biz biliriz.Onları iki kere cezalandıracağız.Sonra da pek büyük bir azaba uğratılacaklar.

Ve Acı Gerçekler;

Hadislerle Arap Milliyetçiliği örnekleri.İşte;

Arap’lar Arap’ların eşitidir. "MEVALİ" de "MEVALİ"’nin. Ey "MEVALİ"(*), içinizde Arap’lar ile evlenmiş olanlar suç işlemiş olurlar, kötü yapmış olurlar.

*(Araplar köleci bir kavim olmaları yüzünden içlerindeki Arap olmayan köle olarak veya herhangi bir nedenle ülkelerinde yaşamlarını sürdüren vatandaşlarına bu adı verirler.-Hz. Muhammed'in kölelerini azad etmesi ,Arapların kölecilik anlayışlarını değiştirmemiştir.Bu gün bile bir Arap asildir.çalışmaz.Tüm Araplar asil sayılan idarecilik,memuriyet işlerinde çalıştırılır.Asyalı müslüman ülkelerden gelen garibanlara da hizmet işlerini gördürürler.)
*Kaynak-Muttaki 8/24-28- Lewis Çevirisi

Ey Arap kendinden olanla ve kendi denginle evlen ve yapacağın çocukların safiyeti bakımından dikkatli ol ve asla zenci ile evlenme. Çünkü zenciler çarpık yaratık olduklarından onlarla evlenenlerin çocukları sakat ve çarpık doğar.”

(*)Kaynak-Muttaki 8/24-28- Lewis Çevirisi
(*)(Burada yapılmak istenilen,Tevrat'ta ,Hz.İbrahim'in çocuklarına kendi ırkından olan "Hititli gelinler alması ve yaşadığı yere kendinden önce gelmiş kendi kavminden olan insanlarla evlenmelerini salık vermesine bir özentidir.Kendi kız kardeşi ile evli olan Hz.İbrahim,oğlu İshak'a ağabeyi İsmail'in neslinden kız alması ile ilgili bir nasihatı yoktur.Karısı Sara öldüğünde de Hitit topraklarından mağaralı bir arazi satın alarak karısını da "Hitit Toprağına" gömer.Açıkça kavmiyetçilik yapılmaktadır.Tevrat Yaratılış-Hititli Gelinler" bölümüne bakınız.Tevrat akraba evliliklerini Musa ile yasaklar.)

İSLAM NASIL KABUL ETTİRİLDİ?

İslam pek de "İsteğe bağlı" kabul edilmiyor.Zorlamayı da bu ayetle görüyoruz.
" " 122- Ey inananlar,önce kafirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın(*).Onlar,sizde üstün güç ve şiddet bulsunlar.Allah emrini tutanlarla beraberdir.
(*)Kafir=Bir dini kabul etmeyen kimse veya
herkes.
İlk savaşı Bedevilere karşı verin,inanmazlarsa,zorla sürüyerek yaptırın demektedir.
Hz.Muhammed'in sağlığında bile bir kaç kez dine girip çıkan bedeviler ölümü sonrası kendi dinlerini kurmaya kalktıkları, Halifeye vergi ödemedikleri için Hz.Ebubekir'in üzerlerine Halid Bin Velid komutasında ordu gönderip yukarıdaki ayet gereğince resmen kıyımlar yapıldığı anlatılır.(Nasıl Müslüman Olduk-E.Aydın1994-Başak yay.)


TÜRKLERE PEYGAMBERİN BAKIŞI

İşte aşağıda Hz.Muhammed (S.A.V)’nin bizzat kendi hadisleri;
“Mirac gecesi Allah beni Yecüc ve Mecüclerin yanlarına gönderdi; Onları dine davet ettim; kabul etmediler.. Onun için onlar, Adem ve İblis neslinden(*) Allah’a asi gelenlerle birlikte cehenneme gireceklerdir”.
Bir diğer hadis;
“Küçük gözlü, kırmızı yüzlü ve suratları kalın deriden yapılmış kalkanlara benzer Türkler’e (Yecuc- Mecuc’e) karşı savaşlar yapmadıkça hüküm günü gelmiş olmayacaktır.”
Buhari-K. Cihad 95,96; Müslim K. Fitan 63,64-66

 
Şimdi de Arapları, İbni İshak'ın (699-767) "Kitab-ül Asnam" yani "Putlar Kitabın'dan tanıyalım;

Önce Putperesliğe geçişleri;
 
"...Kâbe’ye saygı onu tavaf, hac, umre, Arafat’ta ve Müzdelife’de vakfe kurban sunmak, hac ve umre esnasında Lebbeyk çağırış gibi bu adetlere kendiliklerinden bir takım daha adetler katarak.
Nizar kabilesi ihlal sırasında şöyle derdi;
Buyur Allah’ım buyur! Buyur senin ortağın yoktur. Ancak bir ortağın vardır. O da senin hükmündedir. Sen ona ve onun sahip olduklarına hükmedersin!
Telbiye ederek onu birliyorlardı. İlahlarını da yanına katıyorlardı, fakat sahipliğini de yine onun eline veriyorlardı.
Allah peygamberine “Onlardan çoğu Allah’a, ancak Ona ortak koşarak inanırlar.” Buyuruyor..."

"...İsmail’in dinini ilk değiştiren, putları diken Sa’iba Vasila, Bahira, ve Hamiya’yı getiren kişi Amr b. Raiba’dır ki Luhayy b Harişa b. Amr b. Ânir el Ezdi’dir ve Huza’nın babasıdır.
‘Amr b. Luhay’ın annesi, Amr b. El Hariş’in kızı Fuhayra idi. Mudad el Cürhümi’nin kızı Kam’a olduğu da söylenir.
El Hariş, Kâbe’nin yöneticisiydi. ‘Amr b. Luhayy büyüyünce yönetim işinde onunla anlaşmazlığa düştü, İsmailoğulları ile birleşip Cürhümilerle savaştı. Onları yendi, Kâbe’den uzaklaştırdı. Mekke’nin dışına sürerek “Kutlu Ev’in“ bekçiliğini üzerine aldı..."

Arapların iğrenç yemekleri;

"...'As Succa', atlar veya atçılık demektir. 'As Sacca' ise Allah'tan ayrı olarak tapınılan bir puttu! Hazreti peygamberin bir sözü ona atfedilmiştir;

-Sadakalarınızı veriniz, çünkü Allah sizi 'succa" ve 'bacca" yemekten kurtardı! Emin kıldı!

Ayrıca El Bacca için derler ki, eski Araplar kıtlık zamanlarında yemek için canlı devenin damarlarını yararak kanlarını akıtırlardı ve onları doldurdukları bu sucuğa 'Bacca' diyorlardı.

Kelime "bacc" yarmak anlamına gelen fiilin kökünden geliyordu..."
Muhkem'den

Asaf ve Naile

Ebû’l Münzir Hişam b Muhammed dedi ki;
El Kalbi’nin Ebu Salih’ten onun da İbn Abbas’tan naklettiklerine göre Asaf b. Ya La adlı Cürmühilerden bir erkek ile Zeyd’in kızı vardı. Asaf Yemen’de Naile’ye âşık oldu. Kabileleri hac için Mekke’ye geldiklerinde Kâbe’nin içinin boş bulunduğu bir sırada kutsal evin içinde cinsel ilişkiye girdiler ve anında iki taş haline geldiler. Ertesi sabah halk onları öylece buldular. Dışarı çıkartıp durmakta oldukları şimdiki yerlerine diktiler. Daha sonra Hüza ve Kureyş ve Araplardan Kâbe’ye hacca gelenler onlara tapındılar.
Bunları ilk put edinenler Huzeyl ve Müdrike’ydi.
(Bu gün hacılar hala bunlara dua ederler)

Hazreti Muhammed Allah'ın Kızlarından Uzza'ya kurban kesmiş;
Uzza Putu
Sonra da el Uzza’yı put edindiler.
Abd el Uzza, b. Kâb en eski Arap adlarındandır.
El Uzza’yı put edinen kişi Zâlim b. Es’ad idi. O Suriye Nahla’sının kuzeyinde El Ğumeyr’in karşısında Mekke’den Irak’a çıkışta sağda Huraz adlı bir vadide bulunuyordu. Bu vadi Zât ‘Irk’ın, El Bustan’a doğru dokuz mil yukarıdadır. Zalim b. Es’ad onun üzerine bir ev yaptırmıştı. İçinden ses işitirlerdi.
Araplar ve Kureyş çocuklarına onun adıyla “Abd el Uzza” diye ad koyarlardı. O Kureyş’in en büyük putuydu. Onu ziyaret ederler, hediyeler sunarlar, yanında kurbanlar keserlerdi.
Allah’ın elçisinin bir gün ondan bahsettiğini işittik;
-“Ben kavmimin dinindeyken el Uzza’ya boz bir koyun sundum.”

Kâbe'de Uzza'ya Tavaf;
Allah'ın kızları Uzza- Lat, Menat
Kureyş kabilesi Kâbe’yi şöyle diyerek tavaf ederlerdi;

Lât hakkı için, Uzza hakkı için!
Onlar yüksek turnalardır.
Onların şefaatlerine umut bağlanabilir.
Üçüncüleri Menat hakkı için!

Derler di ki;

Onlar Allah’ın kızlarıdır. Onun yanında şefaatçidirler. Allah elçisini gönderdiğinde ona şöyle vahyetti;
“El Lât, el Uzza ve üçüncüleri Menat hakkında ne dersiniz? Oğullar sizin de kızlar onun mu? O zaman bu haksız bir üleştirme olur. Onlar sadece sizin atalarınızın Allah’tan hiçbir yetkileri olmaksızın takmış oldukları adalardır.”
Allah, İslâm öncesi bir tanrıdır. Peygamberin de babasının adı da Abdullah/Allah'In kulu-kölesi demektir.
İbni İshak'ta çok yerde geçmiş;
Uzza’nın kurban kesilen bir meydanı vardı, oraya Gabgab denilirdi. 
 
“Biz ilk andı Allah’ın evine içtik,
Yoksa Gabgab’daki dikili taşlara içerdik."

Kureyş kabilesi ona özellikle saygı gösterirdi.

El Enazi Ebu Ali bize anlattı ve dedi ki ; Ali b. Aş Şebbah bize anlattı ve dedi ki; Ebu Münşir bize bildirdi. Dedi i; Babam bana Ebu Şalih’ten o da İbn Abbas’tan naklen dedi ki;
El Uzza, Batnı Nahle’de üç hurma ağacında yaşayan bir dişi şeytandı... 
Hubel/El Ellah/Allah Putu
Hubel Putu
Kureyş’in  Kâbe içinde ve çevresinde de putları vardı. Onlara göre bunların en büyüğü Hubel’di.
Duyduğuma göre bu kırmızı akik taşından yapılmış insan şeklinde bir puttu. Sağ kolu kırıktı. Kureyş onu bu şekilde almış, sonra ona altından bir kol yapmışlardı.
Onu ilk diken Hüzeyma b. Müdrike b. El Ya’s b. Muzar’dı. Bu yüzden ona “Hüzeyma’nın Hubel’i” diyorlardı.
O Kâbe’nin içinde bulunuyordu ve önünde yedi fal oku vardı...

Putlara Kurban Kesme Geleneği;
"Araplar putlara tapmayı kolaylaştırmışlardı.
Bazıları bir tapınak bazıları da bir put edinmişlerdi.
Bir puta veya bir tapınağa gücü yetmeyen, Kâbe’nin veya diğer tapınaklardan birinin önüne hoşuna giden bir taşı diker, sonra tapınağı tavaf eder gibi onu tavaf ederdi. 
Bu taşlara “El Enşab” derlerdi.
Bunlar heykel şeklinde olursa yani belli birer şekilleri olursa bunlara “El Eşnam” veya “El Evşan” derler, onları tavaf etmeye de “Ed Devar” derlerdi...
 
Birisi bir yolculuk sırasında konakladığında dört tane taş alır, içlerinden en güzelini seçerek onu ilah edinir diğer üçünü de tenceresine pişirme taşı yapardı. Ayrılırken onu orada bırakırdı. Başka konaklayışlarında da aynı şeyi yapardı.
Araplar bütün bu taşlara kurban keserler, hayvan boğazlarlardı. Böylece onlara yaklaşırlardı*. Bununla birlikte Kâbe’nin hepsine üstünlüğünü tanırlardı. Hac ve umre için ona giderlerdi..." 

*(Kurban yaklaşmak demektir. "Kurban Arapça'dan Türkçe'ye geçmiştir. Araplar ise Kurban Bayramına "İyd El Eda" derler. Eda, Hintçe Kurban demektir. Namaz da Hintçe "Selam" demektir. Sabilikten de eski olan Hint Can/Jainism dini ile öteki hint dinlerinde, Sabilik, Yezidilik, Mecusilik ve Hıristiyan Süryanilikte namaz vardır. Namaz bu dinlerde olduğu gibi Müslümanlar arasında da mezheplere ve tarikatlar göre değişik şekillerde kılındığı gibi Kürt Aleviliği gibi bazı mezheplerde ise hiç kılınmaz. Kürt Yezidiliği dışındaki bu dinler İslâm ve Hıristiyanlık öncesidir. Süryanilik Grek Hıristiyanlığından 300 yıl eskidir. A.Yavuz)

Putların Adlandırılması;
"...
Eğer bir put tahtadan, altından veya gümüşten insan şeklinde oyularak yapılmış ise o Sanem’dir, eğer taştan ise Vaşan’dır..."

Deccal’ın Şekli;
"Peygamber yine devam etti;
-Deccal bana gösterildi! Gördüm ki, tek gözlü, esmer, kıvırcık saçlı, biri. Amr’ın soyundan ona en çok benzeyen Akşam b. Abd el Uzza’dır!..."

Ayrıca yine bu kitapta hac görevlerini yapan Yezidilerin putlarının yanına gelip başlarını tıraş ettikleri zaman, yanlarında un bulundururlarmış. Bu una başlarından düşmüş bir demet saçı içinde bitleriyle bu una karıştırırlar sonra da putun ya da evlerinin duvarlarına yapıştırırlarmış.

Zamanında yani un saçla karıştırılmadan gelen biri aynı kabilenin fakiri olduğunu söyleyerek unu kurtarıp yerse şanslı saylırmış. Yok gecikirse o saçlı, bitli, kafanın kirleriyle karışmış pisliğe bulanmış hamuru pişirip yiyorlarmış. Bu gün de hacıların kafalarını tıraş etme geleneğinin sebebi buymuş. Konu çok uzun anlatıldığı için ben kısalttım.

Allah, çekirge, fare, yılan, kertenkele, succa (kan sucuğu) ve geçmiş hac döneminden beri yıkanmamış bir kafanın kiri ve kılları ile karılmış hamurdan ekmeği yiyen bu Arapları mı seçmiş? 

Alsın cennetinde bol bol cinleri ve şeytanlarıyla çiftleştirsin dursun. Üretip kanlarını içsin! Ben yokum arkadaş!

Keykubat
29.01.2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.