"Türkiye Türklerindir +40" Bloguna Hoş geldiniz!!!

Ey Türk Milleti!
Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz

Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar.
Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır.
İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz!
Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir.
Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat.

Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir.
Hala okumak istiyorsanız buyurunuz.

Saygılar, sevgiler!

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Kartal, Turkey
KENDİLERİ İÇİN PLAN YAPMAYAN MİLLETLER, BAŞKALARININ KENDİLERİ İÇİN YAPTIKLARI PLANLARA RAZI OLURLAR.Keykubat- ATATÜRK'TEN SONRA ÜLKEMİZDEN TÜRK ve MÜSLÜMAN HALKLAR İÇİN PLAN YAPAN ve EZİLEN HALKLARA ÖNDER OLACAK SİYASET İZLEYEN BİR LİDER ÇIKMAMIŞ, ARDILLARI,ONUN İZLEDİĞİ ANTİ EMPERYALİST SİYASETİ TERK ETMİŞ,DEVLETİ AB-D KUCAĞINA ATMIŞ VE ONLARA BAĞLILIĞI ATATÜRKÇÜLÜK SAYMIŞ,HALKIMIZIN DİNİ VE IRKİ DEĞERLERİNİ AŞAĞILAYARAK TAHRİK ETMİŞ, KADEMELİ OLARAK HALKIMIZI HIRİSTİYANLAŞTIRMAK İÇİN DIŞ GÜÇLERCE GİZLİ-AÇIK DESTEKLENEN SAPIK DİNCİ YAPILANMALARI GÜÇLENDİREREK,İKTİDARA TAŞIMIŞ,IRK,MEZHEP BAĞLAMINDA KARŞILIKLI DÜŞMANLIKLAR YARATMIŞ, ÜLKENİN KAYNAK VE SERMAYESİNİ YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKMİŞ,YUKARIDA SAYILAN AB-D PROJELERİNE GÖRE ASKERİ DARBELERLE KENDİ MİLLETİNİ SİNDİREREK BÖLÜNMENİN YAŞANDIĞI BÖYLE GÜNLERDE BİLE TEPKİSİZ KALMASINI SAĞLAYAN KORKU ORTAMINI HAZIRLAMIŞ,BENZER MUHTELİF İHANETLER İÇİNDE BİR ŞEKİLDE YER ALMIŞLARDIR.İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ GÜNÜN DURUMU BUDUR-Keykubat İNSAN,PRANGA VURULMAKLA,KIRBAÇLANARAK ÇALIŞTIRILMAKLA ESİR OLUR.ESİRLİĞİ YAŞAM BİÇİMİ OLARAK BENİMSERSE KÖLE OLUR. VATANINIZA,DEĞERLERİNİZE,ÖZGÜRLÜĞÜNÜZE SAHİP,HER TÜRLÜ EMPERYALİZME KARŞI ÇIKIN!!! Keykubat

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Translate

Bu Blogda Ara

1 Nisan 2016 Cuma

TÜRKİYE BU GÜN BU İHANETİ ÖDÜYOR

14 yıldır Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasağı nedeniyle başbakan olamadığından aşağıdaki sadakat mektubu ile önü açılmış, devletin başına getirilmiştir.
Irak Kürdistan'ı R.T.E'nin eseridir.

ABD’nin ve AB’nin istediği Irak Kürdistan’ı, Suriye Kürdistan’ı ve ülkemizde özerk Kürdistan ve hatta İran’dan alınacak toprakla “dört devlet üzerinde kurulacak Büyük Kürdistan’ı kurmakla görevlendirilmiştir.

2003 Irak işgalinde Irak Kürtleri ile PKK, 22 NATO çetesi devletin emrinde kara askerliği yapmışlar ve her türlü askeri ve mühimmat desteklerini de R.T.Erdoğan idaresindeki T.C. sağlamıştır.
2011’den sonra gözden düşen El Kaide’nin Irak yapılanmasından kopartılan teröristlere derin NATO ve Türkiye’den eklenen militanlarla IŞİD örgütü kurulmuştur.
Sözde, ABD-AB’ye karşı savaşan bu örgüt, ABD ve 22 NATO çetesinin Suriye ve Irak coğrafyasında güç bulundurmasına gerekçe olacak şekilde yapılandırılmıştır.,

PKK’nın Erdoğan’ın isteklerine ters siyaset izlemesi üzerine araları açılınca, Erdoğan IŞİD’i PKK’ya karşı bir denge unsuru olarak kullanmayı, IŞİD elindeki doğal kaynakların Türkiye üzerinden pazarlanmasını sağlayarak yasa dışı gelir elde etmiştir.
Bunu sadece Erdoğan Türkiye’si değil 1991’lerden beri batılılar her şekilde zaten yapmaktadırlar. Erdoğan’ı bununla suçlamanın mantığı yoktur. Ama suçlanmasına neden olan asıl konu, bir terör örgütü kadar akıllıca siyaset izleyemediğinden dünya siyaset arenasında kendisini de ülkemizi de yapayalnız bırakmasıdır.

Bu gün terör örgütü ve ondan doğan Suriye PKK’sı PYD hem Rusya, İran hem de AB-D koalisyonlarından destek alabilirken, cumhurun başı randevu için ABD beyaz saray kapılarında randevu için çadır kurmuş, kendisini onbaşılara karşılatır hale düşmüştür.


Bu eleştiriler, R.T.Erdoğan ve partisinin “devlet için hizmet ettikleri” mantığına göre yapılmıştır. Oysa aşağıdaki sadakat mektubunu okuduğunuzda ise Erdoğan’ın ülkeyi bu duruma düşürmekle görevlendirilmek için dilekçe yazdığını, ve nasıl bir sadakat ile ABD’ye bağlı olduğunu okuduğunuzda asıl görevinin “devleti yıkmak ve yıkılma şartlarını halka kabul ettirmekle görevli bir işbirlikçi Amerikan memuru olduğunu” göreceksiniz.

4 KASIM'DA WOLFOWİTZ'E GÖNDERİLEN İHANET MEKTUBU

Tayyip Erdoğan'ın Yüce Divan'lık suçlarını açıklamayı sürdürüyoruz. ABD'nin Türkiye'yi de bölen Büyük Ortadoğu Projesi'nin görevlisi olduğunu her fırsatta söyleyen Tayyip Erdoğan'ın 4 Kasım 2002 tarihinde yani seçimlerden 1 gün sonra ABD Savunma Bakan Vekili Paul Wolfowitz'e yazdığı ihanet belgesini getiriyoruz ekranlarınıza.


Dr. Paul Wolfowitz
Savunma Bakan Vekili
Pentagon
Washington DC, 20301
Ford
4 Kasım 2002
Bu mektuptan sonra ABD'de Paul Wolfowitz'e yapılan

ziyarette Erdoğan ile Abdullah Gül beyler hazıroldalar.
Bu, "yabancı devlet adamlarından yardım alarak hükumet 
kurmak ve devleti zarara uğratma suçudur" ve anayasal suçtur.

Değerli Dr. Wolfowitz,
Ülkelerimiz arasındaki tarihsel ortaklık ve dostluğun gelecekte de sürmesi ümidimi paylaşmak için, bu mesajımı ortak dostlar aracılığıyla doğrudan size ulaştırmak isterim.
Seçim sonuçlarının bizim genelkurmay saflarında biraz rahatsızlık yaratmış olabileceğinden, resmî konumunuz gereği, hiç kuşkusuz haberdarsınızdır. Bilmenizi isterim ki, onların Türkiye'nin müreffeh, seküler (çağdaş) ve birinci dünya topluluğunun güvenilir bir üyesi olması ümitlerini partim ve ben de paylaşıyoruz. Ve geçmişte hiç olmadığı kadar birleşmiş olan ülkemizin çıkarları için en iyisi olacak şekilde birlikte çalışabileceğimiz kanaatindeyim.

Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün olduğu kadar kısa sürede mahrem, özel bir toplantı yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram şudur: 0533 7…

Bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler.
Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Samimiyetle sizin olan,

Recep Tayyip Erdoğan
Genel Başkan

R.T.Erdoğan ve partisi aptalca açılım ve çözüm süreçleri siyasetleriyle terörü azdırmış, işi bitmiş örgütten koca bir ordu yaratmış, kendisine başkanlık verilmeyince de örgüte savaş ilan etmiştir. Şu durumda terör örgütüne verilen savaş ile kendisini kahraman göstermeyi başaran Erdoğan, iki gündür ABD Beyaz Saray kapılarında randevu aramak için çadır kurmuş, kendisine dayatılanlara razı olduğunu göstermiştir. 

Oysa ABD'ye gitmeseydi, terörle mücadeleyi destekleseydi en azından iç kamuoyunda iyi puan toplayabilir, muhaliflerini kendisinin samimi olduğuna inandırabilirdi. Oysa ABD ziyareti ile, 24 Temmuzdan beri verilen şehitlerin kanlarının masa başında satılacağı endişesi yüreklere hakim olmuştur.13 yıldır hep dayatılan emrivaki projelere hizmet eden cumhurbaşı ve partisi şimdi tüm dünyayı karşısına alarak yapayalnız kalmıştır. 

Bu harita da Recep Tayyip Erdoğan'ın eseridir.

Son uçak düşürme olayına kadar büyük sabır ile bekleyen Putin'i de hayal kırıklığına uğratmasıyla onu Kürt kartını oynamaya zorlamış, ekonomik ambargolarla da tarım üreticisinden ihracatçıya herkesin belini kırmıştır. İç siyaset arenasında PKK'ya yönelik operasyonların kararlılıkla sürdürülmesi dışında hiç bir cazibesi kalmayan Erdoğan'ın bu olumlu çabası, dış siyaset pazarında sıfırı tüketmesinin de gerekçesidir. İki tarafa yaranmanın olanağı yoktur. 

Ya içeri ya dışarı oynayacaksınız. Nereye oynarsanız oynayın, arkanızda halkınız olmayınca da sizi kimse takmayacaktır. Erdoğan şu durumda hem halkını hem de kendisine bu saltanatı lütfeden küresel güçleri karşısına almıştır. 

Ayrılıkçı Kürtler ile dış Irak ve Suriye Kürtleri şu anda bütün dünya kamuoyu ile birlikte üzerimize saldırırken Erdoğan ve AKP'si sayesinde sinmiş halde saldırıları seyretmekteyiz. AKP artık karizmayı kaybetmiş, yapayalnız bir siyasi hareket olarak tarihe gömülmenin görüntülerini vermektedir. Bu yüzden bir an önce görevden el çektirilmeli ve ülkeye yeni bir vizyon verecek TBMM dışı vatansever bir kadro başa getirilmelidir.
Takdir okuyanlarındır.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

29 Mart 2016 Salı

YAHUDİ DEĞİLSEN, KÖPEKSİN, BOKSUN (İNCİL)

YAHUDİ DEĞİLSEN KÖPEKSİN, BOKSUN.


Bu iftira değil, Barbanabas İncil’inin ayetleridir. Okuyunuz ve öğreniniz, Yahudiler ve onların dinlerinden doğan Hristiyanlık, Müslümanlık’ta da yerinizi görünüz. Bu yazımdan sonra “İslam Roma Tezgahı Mı” ve “Yahudi Kültü” yazılarımı “adilyargic blogspot” blogumdan okursanız gerçekleri daha iyi anlarsınız.

Barnabas İncil’i 22.Sayfa;
21, İsa bir deliyi (cin çarpmış) iyileştiriyor ve domuzlar denize atılıyor. Ardından Kenânîler'in kızını iyileştiriyor. 

“...Ve, işe bakın, İsa'yı bulmak için memleketinden ayrılan Kenanî bir kadın iki oğluyla birlikte gelmiyor mu! İsa'nın havarileriyle birlikte karşıdan geldiğini görünce, bağırdı: «îsa, Davud'un oğlu, kızıma merhamet et, cinler kendisine işkence ediyor!» îsa, bir kelimeyle olsun cevap vermedi: çünkü onlar sünnet olmayan insanlardandı. Havarilerin acıma duyguları harekete geçip, dediler: «Ey muallim, onlara acı! Bak, nasıl da ağlayıp çığrışıyorlar!» İsa cevap verdi: «Ben ancak İsrail kavmine gönderildim.» 

Bunun üzerine, kadın iki oğluyla birlikte İsa'nın önüne gelip, ağlayarak dedi: «Ey Davud'un oğlu, bize merhamet et.» îsa cevap verdi; 

«Ekmeği çocukların ellerinden alıp, köpeklere vermek doğru değildir.» Ve, îsa bunu, onların temiz olmaması nedeniyle söyledi. Çünkü onlar, sünnet olmayan insanlardandı.

Kadın cevap verdi: «Ey Rab, köpekler, sahiplerinin sofralarından düşen kırıntıları yerler.»
İsa, kadının sözüne hayran kalarak, dedi: «Ey kadın, senin İmanın çok hoş.» Ve, ellerini gök yüzüne kaldırıp, Allah'a dua etti ve ardından dedi: «Ey kadın, kızın kurtulmuştur, var, huzurla yoluna git.» Kadın ayrıldı ve eve döndüğünde, kızını Allah'ı tesbih ederken buldu. Bunun üzerine (şöyle) dedi:'«Bildim ki, İsrail kavminin Tanrı'sından başka Tanrı yoktur.» 

Bu olay Yahudi olmayanların bu dine girmelerinin bir kıymeti olmadığını gösteriyor ve kadını “köpek gibi yalvartmadan” yardım etmiyor. Ben çoktan sildim gittiiii.

22. Sünnet olmayanların zavallı hali;
Havariler, o gün Isa'ya şunu sordular: «Ey muallim, neden o kadına, onların köpek olduğu şeklinde cevap verdin?» 
İsa cevap verdi: «Bakın, size diyorum ki, bir köpek, şünnetsiz bir adamdan daha iyidir.» 
Buna havariler üzülerek, dediler: «Bu sözler ağır, onları kim kabul edebilecek?» 


İsa cevap verdi: «Eğer siz, ey budalalar, aklı olmayan bir köpeğin sahibi için neler yaptığını düşünürseniz, benim dediklerimin doğru olduğunu göreceksiniz. Söyleyin bana, köpek sahibinin evini koruyup, soyguncuya karşı hayatını ortaya koymaz mı? Kesinlikle, böyle. Fakat, ne görür (karşılığında)? Dayak, incinme, azıcık ekmek ve (yine de) sahibine daima neşeli bir yüz gösterir. Doğru değil mi?» «Evet muallim, doğru» diye cevap verdi havariler. 
Ardından İsa dedi: -Şimdi düşünün, Allah insana neler veriyor ve Allah'ın, kulu İbrahim'e verdiği söze itibar etmemekte, onun ne kadar haksız olduğunu görün. Filistinli Calut karşısında İsrail kralı Saul'e Davud'un dediklerini hatırlayın «Rabbım! Senin kulun Senin kulunun sürüsüne bakarken, kurt, ayı ve arslanlar gelip, kulunun koyunlarını yakaladı; bunun üzerine, kulun gidip onları öldürerek, koyunları kurtardı. Ve işte onlara (ayı, arslan, kurt) benzemekten başka nedir bu sünnetsiz adam? Bu bakımdan kulun, İsrail'in Tanrısı Rabb adına gidecek ve Allah'ın kutsal milletine küfreden bu necisi öldürecek.»


Sonra havariler dediler: «Söyle bize ey muallim, ne sebeple insanın sünnet olması gerekir?» İsa cevap verdi: «Allah'ın İbrahim'e olan şu emri yetsin: «İbrahim, kendinin ve evinde, bulunanların ön derisini al (sünnet et); bu seninle Benim aramda ebedî bir ahiddir.»

İsa’ya ve  Yahudilerin Allah’ına göre “sünnetsiz ve Yahudi olmayan kimse, kurt,ayı,aslandan farksızdır, necistir yani boktur. Yahudilik ve ondan doğan Hristiyan ve Müslüman dinlerine girenler de Yahudi olmadıkları için “necis yani bokturlar".

Çünkü bu ifade Hristiyanlara gelen, Müslümanların peygamberini müjdeleyen İncil'de geçmektedir.
Muhammed’in geleceğini bildiren İncil olarak Müslümanlar bu kayıp İncil’i arayan Müslümanların çizgi filimlerini, sinemalarını çektiler. 
Büyük reklamlarla Barnabas İncilinin dilimize çevrildiği bildirildi. Sonuç, Yahudi olmayan bütün milletler “köpektir ve köpekten aşağı boktur” Bu İsa peygamberin en doğru sözlerini yazdığına özellikle Müslümanların, Ortodoks ve Üniteryan Hristiyanların inandığı bir İncil'de yazılıyorsa, Kur’ana inanan Müslümanlar ile Yahudi olmayan Hristiyanlar bunu değerlendirmek zorundadır.
Aynı Surenin İngilizce metni

Müslüman Arap yazarları da, Hristiyan Grekleri (Rum), Yahudileri, Farsileri kendilerinden saymışlar, diğerleri için “Necis=Bok” demişlerdir. Türkler için çevik savaşçı olmalarını aşağılamak için de “Nesnas=Kuyruğu üstünde zıplayan hırsızlıkta kullanılan sirk maymunu” demişlerdir. Yecüc-Mecüc ve Türkler konulu yazılarımı “Sümer’den İslam’a Cin ve Şeytan Kültü” çalışmamda okuyabilirsiniz.

İşte yere göğe sığdırılamayan Yahudi peygamberleri ve Muhammet bize bu gözlerle bakan, ırkçılardır ve bu yazılanların tümü de “Arap masallarıdır”.

Bu İncil’in yukarıdaki metinlerinin bulunduğu sayfaları da ayrıca gördüğünüze göre kimsenin itiraz hakkı olmayacaktır.

Ayrıca bu aşağılama tarih içinde kalmış, unutulmuş bir anı değildir. Bir kaç yıl önce ölen, kadınları çarşaf-peçe, burka, erkekleri sarık cübbe giyen Ultra Ortodoks yani aşırı şeriat yanlısı Haredim Şemsi Yahudilerinin İsrail'de ölen ruhani önderi ne diyor buyurunuz;


BAŞ RABBİ OVADIA YOSEF “YAHUDİ OLMAYANLARIN ROLÜ, MESİH ZAMANINDA YAHUDİLERE HİZMET ETMEKTİR.”

İsrail Jerusalem post ve Haretz tarafından bildirilen söylemin ne anlama geldiği hakkında okuyan ve izleyenlerin %99’unun bir fikri yoktur.

Goyimler (köleler) sadece bize hizmet etmek için doğdular. Sadece İsrail’in Halkına hizmet etmelerinde, yeryüzünde bir yerleri olmayacaktır.
Yahudi olmayanlar niçin gereklidir?
Toprağı sürecekler, ekecekler, biçecekler, çalışacaklar.
Biz de efendi gibi oturup yiyeceğiz!...
Yosif’e (Yusuf) göre, “ölümün İrail’de Yahudiler üzerinde bir hakimiyeti olmayacaktır.
Herhangi biri gibi Yahudi olmayanların ölüme ihtiyaçları olacak, fakat (Tanrı) onlara uzun ömür verecektir.
Niçin?
Düşünün, birinin eşeği öldüğünde para kaybeder, bu onun hizmetçisidir.... Bu onun niçin uzun ömüre ihtiyacı olduğunun nedenidir, bu Yahudiye çok iyi hizmet etmek içindir.”

Ovadia Yosif (24 Eylül 1920- 07 Ekim 2013) bir Talmud alimi ve Yahudi şeriat hukuku (Halaka) uzmanıydı, ve uzun süre İsrail aşırı Ortodoks partisi Shas’ın ruhani önderiydi. Irak’ta doğdu, İsrail’in  Baş Rabbi’si, bir Seferad Yahudisiydi.
İsrail’İn Baş Rabbi’si ve İsrail’deki Yahudi halkının şeriat hukukunda en yüksek Halaki otoritesiydi.
İsrail Rabbilik konseyine birbirine yardımcı ve yerine bakabilen iki Rabbi seçilir. İsrail Yahudileri adına dini düzenlemeleri yapmayai idare etmeye yasal olarak yetkilidir. Ayrıca İsrail dışında yaşayan Yahudilerin de halaki konularındaki sorunlarına verdiği yanıtlara itaat edilir. Konsey,rehber ve gözlemci ajanslar kurmaya yetkilidir. Haredim ve özellikle Mizrahi Yahudi toplumlarınca Yosif’e yüksek derecede ittat edilmiş, aralarında en iyi  yaşayan Halaki yetkilisi olarak tanımlanmıştır.

Kısaca çok önemli ve eski Yahudi papası olan  ruhani önderin ifadesini yanlış buluyorum.
Bir düşünün, Yahudi rabbi’sine karşıt olarak Papa’nın “Hristiyan olmayanlar, Hristiyanlara hizmet etmek için yeryüzüne konulmuşlardır” dediğini.
Yahudilerin çoğunun bir değer vermediği sözlerin sahibinin yaşı nedeniyle delirdiğine verdiklerini düşünerek......bir kere daha düşünün diyoruz. Ruhani önder Ovadia’nın 30 yıllık liderliğinde Shas partisi, İsrail’in millet meclisindeki, aşırı ırkçı politika güden, iktidarı belirleyen dördüncü büyük siyasi partisi haline gelmiştir.
Şimdi Shas partisi, tam adıyla  “Seferad Tevratını Koruma Hareketi”, Amerikan Seferad Yahudileri ile birleşebilmek için 04 Aralık 2011’de bir köprübaşı inşa aetmek üzere Amerika Brooklyn’de “Shas’ın Amerikalı Arkadaşları” adıyla bir grup kurdu. Bununla İsrail’deki başarısını ABD’de tekrarlamak istemektedir.

Dimona’daki Negev Nükleer Araştırma Merkezinde Shas partisi, birinin beynini yıkamak istiyor ve onu teslimiyete inandırmak için “Hastalıklı eşekleri ayıklama mevsiminde bazı İsrail’lilerin bir çok nükleer füzesi olacaktır.”

Habere yapılan iki yorum da blogculardan gelmiştir ve İngilizcedir;

2 Responses to FORMER CHIEF RABBI OF ISRAEL OVADIA YOSEF: GOYIM ARE DONKEYS PUT ON EARTH TO SERVE JEWS
(Çevirisi; Eski Yahudi Baş Rabbi’si Ovadia Yosif;”Goyimler, yeryüzüne Yahudilere hizmet etmek için konulmuş eşeklerdir”
Cj aka Elderofzyklons Blog says:
Reblogged this on ElderofZyklon's Blog!.
YAHUDİLER VE RABBİLERİ-YERYÜZÜNE İNSAN ŞEKLİNDE KONULMUŞ EN BÜYÜK HAYVANLAR MIDIR?
Zaman, zaman, masum, onlara hiç zarar vermeyen Yahudi olmayanlar hakkında kötü Rabbilerin, “kendilerine zarar veremeyen insan şekilli hayvanlar” dediklerini işitmekteyim.
Bu yüzden düşünmeye başladım ve bir insanın, hayvan şeklinde insan olup olmadığını anlamak için yaptıkları işler,ne, kararlarına, ahlaki değerlerine bakmak gerektiğine ve bunların hayvanlara benzeyip benzemediklerine bakarak en iyi kararın verilebileceğinde karar kıldım.
Bunun içinde “kötü işleri esasında Yahudi Rabbilerinin “insan biçiminde hayvanlar” olmaya en uygun olanlar olduklarına karar verdim.
İşte Tecavüzcü Rabbiler;
Incest is rampant among these Jewish barbarians (above site too).
İşte Organ satan rabbiler;
Rabbis rape female congregants. They invite them for Torah study during the day, while husbands at work, and then seduce them. See the book: Sex, Lies and Rabbis. (Bayan kongre katılımcılarını  kocaları işteyken Tevrat çalışmaları için davet edip baştan çıkartan rabbiler için “Seks, Yalanlar ve Rabbiler” kitabına bakınız)
Rabbis rape boys at birth (Doğan çocuğa tecavüz eden Rabbi): https://richarddawkins.net/2014/07/why-ultra-orthodox-jewish-babies-keep-getting-herpes/
Based on this, shouldn’t people starting thinking about rabbis as animals in human form? Is that why many Judaists also behave like animals in human form—inciting war, promoting and engaging in porn, alienism, inter-racial conflict, filthy rap music, feminism, liberalism, wars, corruption, crime, terrorizing Gazans, bribery, white collar crime, etc. etc.

Çevirisi;
Bunlara bakarak, insan biçiminde hayvan olanların Yahudi Rabbileri olduğunu düşünmeye başlamayınız. Yahudilerin çoğunun “insan şeklinde hayvanlar gibi” niçin hareket ettiklerini mi düşünüyorsunuz?
 Onlar beyaz yakalı suçlular olarak, savaş çıkartma,pornoculuk, uzaylı dinleri, ırk kavgaları, kokmuş Rap müziği, feministlik, liberalizm, savaşlar, rüşvet, Gazzelileri terörle yok etmek gibi hayvani davranışlarıyla zaten hayvandırlar.

Judaists—animals in human form?
Yahudiler=İnsan biçiminde hayvanlardır.


Kevin says:
JUDAISTS AND THEIR RABBIS—ARE THEY THE BIGGEST ANIMALS IN HUMAN FORM?
I hear from time to time some insane Rabbi calling innocent gentiles, who have done them no harm, as “animals in human form” or some such thing.
So I started thinking—the best way to decide is somebody is an animal in human form is to look at their deeds and then decide, based on their moral behavior (or rather, a lack thereof) if they are behaving like animals.
I therefore think that Jewish Rabbis are eligible to be called “animals in human form” based on their evil deeds.
İşte Tecavüzcü Rabbiler;
Incest is rampant among these Jewish barbarians (above site too).
İşte Organ satan rabbiler;
Rabbis rape female congregants. They invite them for Torah study during the day, while husbands at work, and then seduce them. See the book: Sex, Lies and Rabbis.
Based on this, shouldn’t people starting thinking about rabbis as animals in human form? Is that why many Judaists also behave like animals in human form—inciting war, promoting and engaging in porn, alienism, inter-racial conflict, filthy rap music, feminism, liberalism, wars, corruption, crime, terrorizing Gazans, bribery, white collar crime, etc. etc.
Judaists—animals in human form?

Geçmiş yazılarımda da delillendirerek yazdığım, Sabiliğe dönmüş, kadınları çarşaf-peçe, burka, erkekleri sarık, cübbe giyen, her şeyiyle Sünni Müslüman gibi ibadet eden, şeytana tapınan Beyt el Şems yani Güneş evi-Şemsi Yahudiler bunlardır. İngiliz dilinde bunlara “Ultra Orthodoks Jews-Aşırı Ortodoks Yahudiler” köktendinci, şeriatçı, cinsi ve dini sapıklar bunlardır.
Tevrat’ta ne yasaklandıysa hepsinin harfiyen tersini yaşayan bu sapık kavimler gerçekten yeryüzünde yaşamamalıdır.

Yazı ve yorumları içinde olan çevir haber yazıda, kendileri dışındaki milletlerden bu kadar nefret eden, bu kadar paranoyak, en az 2600 yıldır başka milletlerin merhametleri ile hayatta kalabilmiş, sapık, lanetli, cüzamlı, kendi kız ve erkek evlatlarının ırzına geçen ve kendi ırzına da geçtiren, ensest sapık, biseksüel Yahudi Rabbisi’nin ölümüyle gündeme gelmiş bu yazıya ekleyecek tek söz, “ne kadar Yahudi varsa yeryüzünden temizlenmelidir.” Bu bütün insanlığın vazgeçilmeyecek bir görevidir.”
Her türlü şansı kendileri kapattığından başka ne denilebilir ki?
Yok olun yeryüzünden...

Dilimize çeviren;
Alaeddin Yavuz.

Ben Yahudi olmayan, aklı olanlara soruyorum;

Neden hala Musevi, Hristiyan ve Müslümansınız?
Yayınlanmış İncil metni için tıkla; http://www.barnabas-incili.com/incil/barnabas/3/

28 Mart 2016 Pazartesi

BARNABAS İNCİL'İNDE NEFS VE TAMAH

Bu kitabı okuyunca Kur'an okuduğumu sandığım zamanlar olmadı değil. İslam'a muhalif çok az konu içermektedir. 
Siz de okuyunuz bakalım neler veriyor, sizler neler alacaksınız?

Barnabas İncili sayfa 115;

“ İnsanı vahşi hayvanlar gibi yapan iğrenç şehvetten çok korkmak gerekir; çünkü, düşman kişinin kendi evi içindedir. Bu bakımdan, düşmanın gelemiyeceği herhangi bir yere gitmen mümkün değildir. Ah, niceleri şehvet yüzünden helak olup gittiler! Şehvet yüzünden tufan oldu, o kadar ki, dünya Allah'ın merhameti önünde silinip gitti de, yalnızca Nuh ve seksen üç insan kurtuldu. Şehvet yüzünden Allah üç lânetli şehri yerle bir etti (ve) içlerinden yalnızca Lût ve iki oğlu kurtuldu. 

«Şehvet yüzünden Bünyamin'in kabilesi tümüyle sönüp yok oldu. Ve, bakın size diyorum ki, şehvet yüzünden ne kadar insanın helak olduğunu size anlatacak olsam, beş günlük süre yetmez.» Yakup karşılık verdi: «Ey üstad, şehveti simgeleyen nedir?» İsa cevap verdi: «Şehvet, gem vurulmamış bir aşk arzusudur; akıl tarafından yönlendirilmezse, insan zihin ve duygularının sınırlarını aşar,- öyle ki, insan kendini bilmeden, nefret etmesi gereken şeyi sever. İnanın bana, insan, böyle bir şeyi Allah kendisine verdi diye değil de, sahibi olarak bir şeyi severse, bir zani olur; çünkü, Yaratıcı'sı Allah'la birlikte olması geieken ruhu yaratıkla birleştirmiştir. Ve, işte Allah Işaya peygamber aracılığıyla ağlayarak der: «Sen pek çok aşıklarla zina ettin; buna rağmen bana dön, seni kabul edeceğim.»

«Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, eğer insanın kalbinde içten bir şehvet olmazsa, dışta (kötülüklere) düşmez; çünkü, kök giderse ağaç hemen ölür.» «Bu nedenle insan, Yaratıcı'sının kendisine verdiği hanımla yetinsin ve başka bir kadını unutsun.» Andreas karşılık verdi: «însan, yaşadığı şehirde o kadar çok varken, kadınları nasıl unutur?» «Ey Andreas, şehirde yaşayan insana, şehrin zarar vereceği ortada; görülüyor ki, şehir her kötülüğü emen bir süngerdir.»
Kulampara Ensar Vakfı, eğitmenleri ve onları savunan pedofilik, Luti AKP siyasi iktidarı ders alır belki.
Şimdi de “hırs ve tamah” konusuna geçelim. İslam tasavvufu ile birebir neredeyse;
125. Hırs ve Tamah
«Şimdi de hırs ve tamaha dönüyorum; ve size diyorum ki, nefs bir şeyi elde etmek istediği veya onu inatla koruduğu zaman, ki, «böyle bir şeyin sonu olacak» demelidir. Eğer onun sonu olacaksa, onu sevmenin delilik olduğu ortadadır. Bu bakımdan, kişiye yakışan, sonu gelmeyecek olanı sevmesi ve korumasıdır.» «Öyleyse, (bir insanın) haksızca kazandığı şeyleri hakça dağıtmakla, hırs ve tamah sadakaya dönüşsün. «Ve, sağ elin verdiğini, sol elin bilmemesine baksın. 
Çünkü, münafıklar infakta bulunurken görünmek ve dünya tarafından övülmek arzu ederler. Ama, boşunadır verdikleri, çünkü insan kim için çalışırsa, ücretini de ondan alır. O halde, eğer insan Allah'tan bir şey alacaksa, onun Allah'a kulluk etmesi yaraşır. «Ve, infakta bulunurken, (verdiğiniz) her şeyi Allah sevgisi için Allah'a verdiğinizi düşünmeye çalışın. 
Bu bakımdan, vermekte yavaş davranmayın ve sahip olduğunuz şeyin, Allah sevgisi için en iyisini verin. «Söyleyin bana, Allah'tan kötü olan bir şeyi almak ister misiniz? Ey toz toprak, kesinlikle hayır! O halde, eğer Allah sevgisi için kötü olan bir şeyi verirseniz, kendinize nasıl inanırsınız? «Kötü bir şey vermekten hiç bir şey vermemek daha iyidir; çünkü, vermemekle dünyaya göre bazı mazeretleriniz olacaktır; ama değersiz bir şey vermek ve en iyiyi kendisi için alıkoymakta, mazeretiniz ne olacaktır? «Pişman olmakla ilgili size söylemem gereken şeylerin tümü bu kadar. Barnabas karşılık verdi: «Pişmanlık ne kadar sürmeli?» İsa cevapladı: «İnsan günah içinde oldukça, daima tevbe etmeli ve pişman olmalı. Dolayısıyle, insan hayatı boyunca her zaman günah işlediğinden, daima da pişman olmalıdır; ayakkabılarınızın patladığı her vakit onları onarıyorsunuz, ama ayakkabılarınıza ruhunuzdan daha çok dikkat etmeyeceksiniz.»
Dindar olsun dinsiz olsun herkesin her toplumda hürmet görmesini sağlamasına sebep olacak davranışlardır bunlar ve “insan” dediğimiz varlığı oluşturmanın temelleridir.
Alaeddin Yavuz

BARNABAS İNCİL'İNDE MUHAMMED, ALLAH'ıN GERÇEK ADI VE İSLAMA BENZERLİKLER

Barnabas İncil’i Rahman ve Kadir tanrı-Rahman ve Kudüs tanrı” sıfatları yanında “yaşayan ve diri tanrı” aslında “yaşamı içinde barındıran, her daim diri” anlamında, “Rahim”,bu özelliğini koruyan “diriliğini/gençliğini koruyan” anlamında “rahman” sıfatları ile Rabb (Öğretmen=muallim) adı ile anılması yanında namaz, Bismillah, cennet ve cehennem kavramlarıyla Kur’anı andıran bir kitap. Grek incilini oluşturan Matta, Luka, Markos ve Yuhanna İncilleri, bu havarilerin aynen yer alması yanında, şaşırtıcı derecede İslam’a benzerliği, İsa’nın ne Allah ne de Mesih olmadığı, sadece “hizmet için üstün sıfatlar verilmiş peygamber olduğu” çok dikkat çekici.
Ayrıca Allah’ın gerçek adı konusu da ilginç, önce onu okuyalım;
“Bunun üzerine, halkı susturmak için, baş kâhinin alnında Allah'ın kutsal adı, Teta Gramaton (aslından aynen alındı) olduğu halde kâhinlik cübbesini giyip at üzerinde merasimde görünmesi gerekti.”
Görüldüğü gibi Kur’an’dan çok öncelerinde Rahman, Rahim, Kerim, Kadir sıfatlarına rastlamak mümkündür.
Şimdi Muhammet konusuna geçebiliriz.

Bölüm 96.

Dua bitince kâhin yüksek bir sesle dedi: «Dur îsa, çünkü, milletimizi sakinleştirmek için senin kim olduğunu bilmemiz gerekiyor.» İsa karşılık verdi: «Ben, Davud soyundan Meryem oğlu îsa, ölümlü ve Allah'tan korkan bir insanım ve şan, şeref ve azametin Allah'a verilmesine çalışıyorum.» Kâhin cevap verdi: «Musa'nın kitabında, Allah'ın ne dilediğini bize ilân edecek ve dünyaya Allah'ın rahmetini getirecek olan. Mesih'i Allah'ın bize herhalde göndereceği yazılıdır. Bu bakımdan, senden rica ediyorum, bize gerçeği söyle, sen beklediğimiz Allah'ın Mesihi misin?» İsa cevap verdi: «Allah'ın böyle va'd ettiği doğrudur. Fakat ben kuşkusuz o değilim, çünkü o benden önce yaratılmıştır ve benden sonra gelecektir.»
Kâhin karşılık verdi: «Sözlerinden ve alâmetlerinden, biz ne olursa olsun inanıyoruz ki, sen Allah'ın bir peygamberi ve bir mukaddesisin. Bu nedenle, tüm Yahudiye ve İsrail adına senden rica ediyorum ki, Allah aşkına bize Mesih'in ne şekilde geleceğini anlatasın.» îsa cevap verdi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, Allah, babamız İbrahim'e, «Senin soyundan yeryüzünün tüm kabilelerini kutsayacağım» diye va'd etmişse de, ben yeryüzünün tüm kabilelerinin beklediği Mesih değilim. Fakat, Allah beni dünyadan çekip alınca, şeytan dinsizleri benim Allah ve Allah'ın oğlu olduğuma inandırarak, bu lânetli fitneyi yeniden çıkaracak, bu şekilde sözlerim ve akidem öylesine tahrif edilecek ki, ortada otuz mü'min ya kalacak, ya kalmayacak. Bunun üzerine Allah dünyaya acıyacak ve herşeyi kendisi için yaratmış olduğu Elçisi'ni gönderecek;
O güneyden kuvvetle gelecek ve putatapıcılarla birlikte putları yok edecek; şeytan'-dan insanlar üzerindeki egemenliği (ni) alacak. Yanında, kendisine inanacak olanların kurtuluşu için Allah'ın merhametini getirecektir. Onun sözlerine inanacak olanlara (ne) mutlu.»

97. "MUHAMMED O'nun kutlu adıdır"

«O'nun ayakkabı bağlarını çözecek değerde değilsem de, Allah'tan O'nu görme rahmet ve bereketini aldım.» O zaman, vali ve kralla birlikte kâhin cevap verip, dedi: «Üzme kendini ey îsa, Allah'ın mukaddesi, çünkü, bizim zamanımızda bu fitne bir daha olmaz, şundan ki, kutlu Roma senatosuna o şekilde yazacağız ki, împaratorluk iradesiyle kimse sana bundan böyle Allah veya Allah'ın oğlu demeyecektir.» O zaman, İsa dedi: «Sözlerinizden teselli bulmuyorum, çünkü sizin ışık umduğunuz yere karanlık gelecektir; fakat benim tesellim, hakkımdaki her batıl düşünceyi yok edecek ve dini tüm dünyaya yayılıp, (tüm dünyayı) kontrolüne alacak olan Elçi'nin gelmesindedir, çünkü böyle va'd etmiştir Allah, babamız İbrahim'e. Ve, bana teselli veren, onun dininin sona ermeyecek ve Allah tarafından el değmeden korunacak olmasıdır.» Kahin karşılık verdi: «Allah'ın Elçisi geldikten sonra, (daha) başka peygamberler gelecek mi
İsa cevap verdi: «Ondan sonra Allah tarafından gönderilen gerçek peygamberler gelmeyecek ama, pek çok yalancı peygamber gelecek; ki ben buna üzülüyorum. Çünkü, şeytan Allah'ın adaletli hükmüyle onları yerlerinden kaldıracak da, kendilerini, benim kitabımı bahane edinip gizleyecekler.» 

Hirodes karşılık verdi: «Bu tür dinsizlerin huzuruna geleceği Allah'ın adaletli hükmü nasıl bir şeydir?» İsa cevap verdi: «Ne adalettir ki, kurtuluşa götüren gerçeğe inanmayan, lanete götüren bir yalana inanır. Bu nedenle size diyorum ki, Mika ve Yeremya zamanında da görülebileceği üzere, dünya hep gerçek peygamberleri horlamış ve yalancıları sevmiştir. Çünkü, her benzer kendi benzerini sever.»
O zaman, kâhin dedi: «Mesih'e ne ad verilecek ve hangi işaret (ler) onun gelişini ortaya koyacaktır?» İsa cevap verdi: «Mesih'in adı hayranlık uyandırır, çünkü Allah ruhunu yaratıp da, göksel bir nur içine koyduğu zaman ona (bu) adı kendisi vermiştir.
Allah dedi: «Bekle Muhammed; çünkü senin uğruna Cennet'i, dünyayı ve yığınlarca yaratığı yaratacağım, içlerinden seni bir elçi yapacağım, öyle ki, kim seni kutsarsa kutsanacak, kim seni lanetlerse lânetlenecektir. Seni, dünyaya göndereceğim zaman, kurtuluşa elçim olarak göndereceğim ve senin sözün gerçek olacak. O kadar ki, gök ve yer düşecek. Fakat senin dinin düşmeyecek. MUHAMMED O'nun kutlu adıdır.»
O zaman, kalabalık seslerini yükseltip, dediler: «Ey Allah, bize elçini gönder! Ey Muhammed, dünyanın kurtuluşu için çabuk gel!»

Bu konu, eski Barnabas İncil’ini arayan Müslüman maceracılara anlatıldığı gibi bir cümleden değil, bir kaç yerde farklı metinlerde bahsedilmektedir. Süryani/Sabi İncil’ine göre “şeytan Bizbat olan Muhammet, bu İncil’de de Kur’an tanımındaki “alemlerin onun için yaratıldığı” Muhammettir.
Bu Barnabas İncil’inde ve önceki kitaplarda nefsine düşkünlükle suçlanana dinsizlerdir.. Oysa bu İncil alıntıları bunlardan önce yazdığım yüzlerce yazıda “bir dinsiz olarak” amacım, Müslümanlıklarını öne çıkartarak devleti ellerine geçiren devşirme Hristiyan, Yahudi, Yezidilerden oluşan iktidar ve muhalefetteki devlet adamlarını, onlara arka çıkan dindarları “nefs, tamah” konusunda uyarmaktır.
Günümüzün dindarlarının, dinci hükumetlerinin İsa, Muhammet ve onlardan önceki peygamberler çağındakilerin “dünya nimetlerinden kopmuş, çilekeş yaşayan dindarlar” olmanın aksine, mal, mevkiye, cinselliğe köle olmuş aşağılık varlıklar olması da kim bilir belki de varsa tanrının bu çağdaki ibreti alemi olabilir.
Muhammet’in İslamının, Roma’nın Araplar için yıldız dinlerine uygun Hristiyanlık dayatması ve 627’de İran’ı kesin yenilgiye uğratmasının ardından “5”1 yılda devlet olması,”14” yılda (627-641) İran Horasan’dan Libya’ya uzanan imparatorluk olmasının arkasında Vatikan ve Heraklesi’İn çabalarını “İslam Roma Tezgahı” mı çalışmamda delillerini vermiş, süphelerimi belirtmiştim.
Buna, İstanbul’un II. Mehmet (Muhammet)’e tesliminden Osmanlı’nın da son padişahının “6.” Mehmet Vahdettin zamanında yıkılması, Roma’nın Muhammet takıntıları olup, bu zamanda son İslam dininin de bu asırlardır Müslümanlardan gizlenen, ama tek bağımsız Müslüman devlet kalmadığı zamanda Avusturya müzesinde ortaya çıkartılması kökleri eskilere uzanan bir tiyatroyu çağrıştırmaktadır.
Müslüman ve Hristiyan kavimler gerçekten bu Roma mamulü iki din ile kökleri ile bağlarını kopartıp assimile olmuşlardır.
Bu yüzyılda “İslam+Hristiyanlık Çağı” ile insanlar yeni bir köleliğe, asimilasyona uğratılmak üzeredirler.
Takdir okuyanlarındır.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc
Okumak isteyenlere linkini vereyim;
http://www.barnabas-incili.com/incil/barnabas/15/