"Türkiye Türklerindir +40" Bloguna Hoş geldiniz!!!

Ey Türk Milleti!
Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz

Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar.
Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır.
İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz!
Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir.
Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat.

Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir.
Hala okumak istiyorsanız buyurunuz.

Saygılar, sevgiler!

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul, Kartal, Turkey
KENDİLERİ İÇİN PLAN YAPMAYAN MİLLETLER, BAŞKALARININ KENDİLERİ İÇİN YAPTIKLARI PLANLARA RAZI OLURLAR.Keykubat- ATATÜRK'TEN SONRA ÜLKEMİZDEN TÜRK ve MÜSLÜMAN HALKLAR İÇİN PLAN YAPAN ve EZİLEN HALKLARA ÖNDER OLACAK SİYASET İZLEYEN BİR LİDER ÇIKMAMIŞ, ARDILLARI,ONUN İZLEDİĞİ ANTİ EMPERYALİST SİYASETİ TERK ETMİŞ,DEVLETİ AB-D KUCAĞINA ATMIŞ VE ONLARA BAĞLILIĞI ATATÜRKÇÜLÜK SAYMIŞ,HALKIMIZIN DİNİ VE IRKİ DEĞERLERİNİ AŞAĞILAYARAK TAHRİK ETMİŞ, KADEMELİ OLARAK HALKIMIZI HIRİSTİYANLAŞTIRMAK İÇİN DIŞ GÜÇLERCE GİZLİ-AÇIK DESTEKLENEN SAPIK DİNCİ YAPILANMALARI GÜÇLENDİREREK,İKTİDARA TAŞIMIŞ,IRK,MEZHEP BAĞLAMINDA KARŞILIKLI DÜŞMANLIKLAR YARATMIŞ, ÜLKENİN KAYNAK VE SERMAYESİNİ YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKMİŞ,YUKARIDA SAYILAN AB-D PROJELERİNE GÖRE ASKERİ DARBELERLE KENDİ MİLLETİNİ SİNDİREREK BÖLÜNMENİN YAŞANDIĞI BÖYLE GÜNLERDE BİLE TEPKİSİZ KALMASINI SAĞLAYAN KORKU ORTAMINI HAZIRLAMIŞ,BENZER MUHTELİF İHANETLER İÇİNDE BİR ŞEKİLDE YER ALMIŞLARDIR.İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ GÜNÜN DURUMU BUDUR-Keykubat İNSAN,PRANGA VURULMAKLA,KIRBAÇLANARAK ÇALIŞTIRILMAKLA ESİR OLUR.ESİRLİĞİ YAŞAM BİÇİMİ OLARAK BENİMSERSE KÖLE OLUR. VATANINIZA,DEĞERLERİNİZE,ÖZGÜRLÜĞÜNÜZE SAHİP,HER TÜRLÜ EMPERYALİZME KARŞI ÇIKIN!!! Keykubat

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Translate

Bu Blogda Ara

4 Mart 2009 Çarşamba

İNSANLIĞIN YILDIZ SAVAŞLARI 2

Önceki yazıyı okumak için tıkla
Babil Kulesi
BÖLÜM 11


Yar.11: 1 Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı. Kuran’ın Bakara Suresi 213.ayeti “ İnsanlar tek ümmetti....”diye başlar ve bu konuyu yine Hud Suresinde tekrar ettiğini görmekteyiz;
213- “İnsanlar tek ümmetti.Allah Peygamberleri,müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi.Anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında doğruyu bulmaları için Peygamberlerle kitap bile gönderdi.
Onlar aralarında kıskançlık yüzünden kendilerine açık belgeler geldikten sonra da o kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler.Bunun üzerine Allah inananları kendi izniyle anlaşmazlığa düştüklerinde haktan yana götürdü.Allah dilediğini doğru yola eriştirir.”

Daha sonra,insanların yeryüzünde bir yerden bir yere göç ettirildiklerini öğreniyoruz.Hazineci Alman Henry Schilliman’ın Homeros’un İlyada destanından yola çıkarak Çanakkale’de Hisarlık tepesinde eski Truva kentini keşfetmesine özenen Fransız Arkeolog Paul Emile Botta ile İngiliz arkeolog Henry Layard’ın 1843’lerde Sümer harabelerini aramalarına neden olan o meşhur Tevrat ayeti;

Yar.11: 2 Doğuya göçerlerken Şinar(Güneş) bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.

Bu ayette de Nuh soyunun tekrar muhtelif imhalardan geçirilip,göklerdeki,sömürgeci Tanrı kavimleri için tehlike olmalarının önünün kesilmesi için rüzgar önünde kuru yaprak gibi dolaştırıldıklarını anlamak hiç de zor değildir.

Yar.11: 3 Birbirlerine, "Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
O dönemlerde,en az 800-1500 yıl ömürleri olduğunu Tevrat’tan da öğrendiğimiz Nuh kavminin son kalıntıları,Tufan öncesi bu göksel kavmin her işinde çalıştıklarından üstün teknolojik bilgilere sahip oldukları bir gerçektir.Tevrat’ta Nuh 930 yıl yaşamıştır.
İlk fırsatta da göklere çıkmak için bir araç geliştirme çabasına koyulduklarını bu ayetten anlıyoruz.
Yar.11: 4 Sonra, "Kendimize bir kent kuralım" dediler, "Göklere erişecek bir kule(*) dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız."

(*)Aslı İbranice “Şem” olan bu kelime, “göğe yükselen taş anıt-taş” olarak tercüme edildiği gibi,12.Gezegen’in yazarı Zecharıa.Zitchin,bunu bir uzay mekiği olabileceğini iddia etmektedir. Bir yukarıdaki ayette de “Taş yerine tuğla,harç yerine zift” kullanılması,”hava sızdırmazlığı” temin etmek için kullanılmıştır.Binalar genelde zift ile kaplanmazdı.Hiçbir kule de Tanrıyı korkutmazdı.Ama gökyüzüne çıkmaları ise onları rakip yapmaktadır.

“”Hez.9: 2 Kuzeye bakan yukarı kapı yolundan altı kişinin geldiğini gördüm. Her birinin elinde ölümcül bir silah* vardı. Aralarında keten giysili, belinde yazı takımı olan bir adam * vardı. İçeriye girip tunç* sunağın yanında durdular.””
*Yahudileri bu “ölümcül silahlarla kıyan “yazıcı-katip melekler”,daha önce kimleri kıydı acaba?
*Bunlar her bakımdan insanlar.
Kuran İnfitar Suresi; “”10-Oysa üzerinizde gözetleyici melekler var. 11-Değerli katip melekler. 12-Her ne yaparsanız bilirler.””

Yukarıdaki,Hezekyel 9.Böl.2.ayet’te ve Kuran İnfitar Suresi 10-13.ayetlerde geçen gözcü melekler sayesinde insanların gelişmesini öğrenen Tanrı yeryüzüne iner ;
Yar.11: 5 RAB insanların yaptığı kentle kuleyi görmek için aşağıya indi.

Gördüğü gelişme Tanrı’yı endişelendirmiştir ve endişesini açıklamaktan da geri durmaz;

Yar.11: 6 "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre, düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar" dedi,

Asıl korkunç olay bu ayette anlatılmaktadır.Artık Adem veya Nuh kavmi diye bir kavim yoktur.Her insan değiştirilir;
Yar.11: 7 "Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar."

Her ne kadar yukarıdaki ayet “dillerin” karıştırıldığını söylese de Kuran ayetleri başka söylemektedir.
YUNUS SURESİ: 19- “İnsanlar tek bir milletti.Sonradan düştüler ayrılıklara.Rabbinin önceden bir takdiri olmamış olsaydı, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hemen hüküm verilir suçlular da helak olup giderdi” RUM SURESİ: 22- O’nun delillerinden biri de gökleri ve yeri yaratması ,AYRI AYRI DİLLERİNİZİN ve renklerinizin olmasıdır.İşte şüphesiz bunlar da bilenler için ibretler vardır.

Hemen önlemler paketi yürürlüğe sokulur;

Yar.11: 8 Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.

Yar.11: 9 Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırmış ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıtmıştı.(*)
(*)Görüldüğü gibi insanların rakip olarak algılandıkları çok açık.Bir kule için verilen ceza az buz bir ceza değil.

Sebebi ise Kuranda Nahl Suresi 4’de açıkça belirtilir.İnsanlar Tanrı için bir “hasım”dır;
NAHL SURESİ-4- Allah İnsanı bir damla sudan halk etmiştir.Böyleyken onlar yaman bir hasım kesilirler”

Gerisi de gelir.Nuh kavmi yerini başka yeni kavimlere bırakmıştır.İşte Kuran ayetleri;
MÜMİNUN SURESİ: 30-Doğrusu biz Nuh’u ve kavmini imtihan etmiş olduk ama bu olayda sizin için nice ibretler vardır. 31-Sonra onların ardından başka bir nesil var ettik. 43- Hiçbir milletin eceli öne alınmaz ve geri bırakılmaz.””

Bu ve yukarıdaki Hud suresi ayetlerine göre Tevrat’ın “Nuh’tan Avram’a –İbrahim’e” bölümü de hükmünü yitirmiş olmaktadır.O zaman Ham,Sam,Yafes ile ilgili tüm hikayeler başka bir Sümer hikayesi ile açıklanıncaya kadar anlamlarını yitirmişlerdir.Bu hikayeye göre yaratılan “Yecüc-Mecüc” kehaneti de anlamsızlaşmaktadır.
Sam,Yafes ve Ham olayını Müslümanlar acaba neye göre kabul etmektedirler?Bakara 106’ya göre mi?
O ayette,önceki kitaplarda değiştirilmemiş,bozulmamış ayetlerin Kuran’da tekrar edilmediği vurgulanır.Tufan olayını Kuran neredeyse baştan sona yeniden anlatmaktadır.Nuh’un çocukları konusuna neden en azında bir “sayısal” rakam verme açısından bile yaklaşmamıştır?

Bu yüzden bu bölüm,Tevrat içinde de ciddi bir çelişki yumağıdır.
Şöyle;
Yaratılış-Sam’dan Avram’a Bölüm 11’de Sam soyunun listesi verilir ve Avram-İbrahim peygamberin babası Terah’ın da Sam’ın torunlarından Nahor’un oğlu olduğu vurgulanır; Yar.11: 25 Terah'ın doğumundan sonra Nahor 119 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Yar.11: 26 Yetmiş yaşından sonra Terah'ın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu. Yar.11: 27 Terah soyunun öyküsü: Terah Avram, Nahor ve Haran'ın babasıydı. Haran'ın Lut adlı bir oğlu oldu.

Buraya kadar Tevrat ayetlerinde her şey olağan görülmektedir.Her ne kadar Nuh ve soyunun yok edildiği belliyse de Tevrat’ı yazan rahip Ezra,Babil olayında sadece “dil” değişimini vurguladığı için hiçbir şey olmamış gibi ,Yahudilere üstünlük tanımak için anlatımını böyle yapmıştır.
Bence Tevrat’ta ilk yalanlardan birisi burada saklıdır.
Çünkü;
Avram-İbrahim’in karısı Sara 127 yaşında öldüğünde,bölgede Hitit İmparatorluğu hakimdir ve Saranın mezarı için o kadar çok yer varken İbrahim,Hititlilerden mezar yeri almayı tercih eder. Sebebini de Yaratılış bölüm 23;5-6.ayetler vermektedir.
Hz.İbrahim Hititli bir “bey”dir.Hem de “Güçlü bir bey”.Mezar yeri için para istemeyi bırakın,bedava vermektedirler.;

Genesis-Yaratılış-Blm.23;
Yar.23: 4 "Ben aranızda konuk ve yabancıyım" dedi, "Bana mezar yapabileceğim bir toprak satın. Ölümü kaldırıp gömeyim."
Yar.23: 5-6 Hititler, "Efendim, bizi dinle" diye yanıtladılar, "Sen aramızda güçlü bir beysin. Ölünü mezarlarımızın en iyisine göm. Ölünü gömmen için kimse senden mezarını esirgemez." İşte ayetler; Yar.23: 10 Hititli Efron halkının arasında oturuyordu. Kent kapısında toplanan herkesin duyacağı biçimde, Yar.23: 11 "Hayır, efendim!" diye karşılık verdi, "Beni dinle, mağarayla birlikte tarlayı da sana veriyorum. Halkımın huzurunda onu sana veriyorum. Ölünü göm."

Avram’a yani Hz.İbrahim’e de “Efendim” diye hitap etmektedir.
Aynı Tevrat ise Yaratılış 10.bölümde Hititlilerin “”Sam”ın oğlu Kenan’ın büyük oğlu Sidon’un soyundan olduklarını yazmaktadır;

Genesis-Yaratılış-Blm 15;
Yar.10: 15-18 “Kenan ilk oğlu olan Sidon'un babası ve Hititler'in*, Yevuslular'ın, Amorlular'ın, Girgaşlılar'ın, Hivliler'in, Arklılar'ın, Sinliler'in, Arvatlılar'ın, Semarlılar'ın, Hamalılar'ın atasıydı. Kenan boyları daha sonra dağıldı.”
D Not 10:15-18 "Sidon": Saydalılar'ın atası.

Çelişkiyi gördünüz mü?
Biraz daha çelişkiyi kuvvetlendirelim;
Yaratılış Bölüm24.İbrahim,oğlu İshak’a kız bulması için uşağını akrabalarına yani erkek kardeşi Nahor’un evine gönderir ve gelini Rebeka’yı getirtir.;

Genesis-Yaratılış-Blm 24,
Yar.24: 4 Oğlum İshak'a kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin."
Yar.24: 51 İşte Rebeka burada. Al götür. RAB'bin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun."
Yar.24: 67 İshak Rebeka'yı annesi Sara'nın yaşamış olduğu çadıra götürüp onunla evlendi. Böylece Rebeka İshak'ın karısı oldu. İshak onu sevdi. Annesinin ölümünden sonra onunla avunç buldu.
Genesis-Yaratılış-Blm 25,
Yar.25: 21 İshak karısı için RAB'be yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshak'ın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.
Yar.25: 24 Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğulları oldu.
Yar.25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav*fo* koydular.
D Not 25:25 "Esav": "Tüylü" anlamına gelir.
Yar.25: 26 Sonra kardeşi doğdu. Eliyle Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu yüzden İshak ona Yakup * adını verdi. Rebeka doğum yaptığında İshak altmış yaşındaydı.
*25:26 "Yakup": "Topuk tutar" ya da "Hileci" anlamına gelir.

İşte “üçkağıtçı” adı ile doğan bir peygamber.
Esav da Hititli kızlarla evlenir;
Genesis-Yaratılış-Blm 26;
Yar.26: 34 Esav kırk yaşında Hititli* Beeri'nin kızı Yudit ve Hititli Elon'un kızı Basemat'la evlendi.
Yar.26: 35 Bu kadınlar İshak'la Rebeka'nın başına dert oldular.

Hititli gelinlerden bıkan İshak,Kenanlı kızları da istemediği için oğlunu gene amcası Nahor’un kabilesine gönderir.Dayısının kızlarından birini almasını salık verir.
Ne de olsa akrabalık “zorunlu tahammül yaratan” başka bir bağlılık yaratmaktadır.
Genesis-Yaratılış-Blm 27;
Yar.27: 46 Sonra İshak'a, "Bu Hititli* kadınlar yüzünden canımdan bezdim" dedi, "Eğer Yakup da bu ülkenin kızlarıyla, Hitit kızlarıyla evlenirse, nasıl yaşarım?"

YARATILIŞ BÖLÜM 28
Yar.28: 1 İshak Yakup'u çağırdı, onu kutsayarak, "Kenanlı kızlarla evlenme" diye buyurdu,

Okuduğunuz gibi,Yahudilerin atası sayılan ve daha sonra Allah ile güreşip yendiği için “Allah’la Güreşen” anlamına gelen “İsrail” adını alacak olan ağabeyi tüylü Esav’ın aksine tüysüz parlak olan Yakup’u (“üç kağıtçı” yı) Allah kendisi seçtiğini ileriki ayetlerde itiraf edecektir.

Demek ki “İbrani Yahudiler" Sam değil,Sam ve Yafes’e “kölelik etmekle “ Nuh’un cezalandırdığı Ham soyundanmış? İşte “Üstün Irk Projesi”ne neden gerek duyulduğunu şimdi anlayabilirsiniz. Yani bu Ham Soyunun kendilerini asırlardır (4.000.yıldır) Sam Soyu diye tanıtmaya çalışmaları “üçkağıtçılığın üç kağıtçılığı değil midir.
Üç Kağıt konusunu da Tevrat kendisi açıklasın;

İşte Tevrat ayeti;
Nuh'un Oğulları -Ham’ın Lanetlenişi;
Yaratılış Bölüm 9.
Yar.9: 18 “Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ın babasıydı.”
Yar.9: 19 Nuh'un üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.
Yar.9: 20 Nuh çiftçiydi, ilk bağı o dikti.
Yar.9: 21 Şarap içip sarhoş oldu, çadırının içinde çırılçıplak uzandı.
Yar.9: 22 Kenan'ın babası olan Ham babasının çıplak olduğunu görünce dışarı çıkıp iki kardeşine anlattı.
Yar.9: 23 Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, geri geri yürüyerek çıplak babalarını örttüler. Babalarını çıplak görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Ham’ın Lanetlenişi;
Yar.9: 24 Nuh ayılınca küçük oğlunun ne yaptığını anlayarak,
Yar.9: 25 şöyle dedi: "Kenan'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeşlerine.
Yar.9: 26 Övgüler olsun Sam'ın Tanrısı RAB'be, Kenan Sam'a kul olsun.
Yar.9: 27 Tanrı Yafet'e bolluk versin, Sam'ın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafet'e kul olsun."
D Not9:27 "Yafet": "Bolluk, genişlik" anlamına gelir.

Bu 25 ve 27.ayetlere göre de Ham soyu olan Ortadoğu,Hititliler (Alman-Avusturya,Hollanda ve İngilizler,Yunanlılar) Ham oğlu Kenan soyu olan,Filistin-Lübnan,Suriye,Kürtler ve Kuzey Irak’ın Yafes’e yani Türklere hizmet yükümlülükleri var.Şaka değil,ayet söylüyor.
Zaten Yafes’in lanetlenişi Tevrat tercümesinde yer almamaktadır.Lanetli olan sadece Ham soyudur.Yani,Hint,İran,Hitit ve bu soylardan üreyen Avrupa halklarıdır.

Çünkü hepsi Ham soyu.

İşte,Yahudilerin “üçkağıtçı rahibi Ezra’nın “üstün ırk” yaratmak için “Tevrat’ı değiştirme “ nedeni gene Tevrat ayetleri ile gün gibi ortadadır. Halen başımızda “din adamı “diye vaazlar verip nutuklar çekenler bu “tezatı” atalarımızın asırlardır cehaletten göremedikleri gibi,onlar da aynı körlüğü sürdürmektedirler. Tevrat’ın değiştiğini Kuran da söylemektedir İncil’de.Bu yüzden,İncil Tevrat’ı Tekvin ile Yahudi Tevratı bir çok konuda ayrılmaktadır.

En kolayından,İsmail peygamberin varlığını Yahudi Tevrat’ı yalanlarken İncil Tevrat’ı Tekvin kabul etmektedir.
Bu nedenle Babil Kulesi konusu da Tekvin’de daha açıklamalı işlenmiştir.

Babil Kulesi olayının bir takvimi olmasa da aklen şunu da görmekteyiz ki,bu olayda kavimler karıştırılmış,gökten inen Allah’ın ordularınca melezleştirilmiş,dilleri,ırkları ayrılmıştır.

Bu planlı “yok ediliş sürecini” Hz.İbrahim’in amca oğlu Lut peygamberin yerleştiği Sodom ve Gomora kentlerinin eşcinsellik nedeniyle yok edilişini daha Tevrat’ın başlangıcında okumaktayız.
Genesis-Yaratılış-Blm 19;
Yar.19: 24 RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı.
Yar.19: 25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.
Yar.19: 26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi.

Kuran Kamer Suresi; 33- Lut Milleti de uyarıcı peygamberini yalanladı. 34- Biz de üzerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik.Ancak Lut ailesini bir seher vakti kurtardık 37- Ve Lut’un konukları olan meleklere tecavüz etmeye kalkıştılar. Biz de onların gözlerini silme kör ederek “Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı tadın dedik.

Ayrıca Kuran da İbrahim’in babasının adını Terah değil Azer olarak düzeltmektedir.
Müminun Suresi 30-31.ayetlerde de Nuh soyunun imtihan edilip “yok edildikleri” ve ardından yaratılan nice nesillerin de yok edildikleri yazılıdır.

Kavimlerin “sistemli yok ediliş süreçleri” aşağıdaki Kuran ayetleri ile de özetlenmektedir;

Enbiya Suresi,
6- Onlardan önce yok etmiş olduğumuz kasabalar halkı inanmadılar,bunlar mı inanacaklar.?
11- Biz inkarcı nice ülke halkını kırıp geçirdik,ardından başka milletler yarattık.
12- Onlar gazabımızı hissettiklerinde hemen ülkelerini bırakıp kaçıyorlardı.

FURKAN SURESİ;
37. Ve Nûh kavmi... Resulleri yalanladıklarında hepsini boğup, insanlara bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
38- AD VE Semud ile Ress’lileri ve bunların arasında bir çok nesilleri de yok ettik. 39- Hepsine örnekler vermiştik ama bizi dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik
Enbiya Suresi,
43- Biz onları ve atalarını yaşattık,nihayet kendilerine ömürleri uzun geldi. Tin Suresi, 4.” Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.” 5. “Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.”

İnsanların zayıflatılmış “genetik yapıları” sayesinde,bir buzağı bile doğar doğmaz ayağa kalkabilirken,2 yaşında yetişkin olurken,bir insanın ayakta dikilmesi 6 ay,yardımsız yürüyebilmesi 1 yıl,gelişmesi ise 15-20 yıl almaktadır.
Ama Tanrı bunu da geri almakla tehdit etmektedir,

Nisa Suresi;
132- Ey insanlar,Allah dilerse sizi ortadan kaldırır.Başkalarını getirir.Allah’ın buna gücü yeter.”
Fatır Suresi;
16-Allah dilerse sizi yok eder yerinize başka mahluk getirir”.
Mearic Suresi;
39- Doğuların ve batıların Rabbine and olsun ki gücümüz yeter.
40-Onların yerine daha hayırlısını getirmeye

ALLAH’IN ORDUSU:
FETİH SURESİ
7-Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah’ındır.Allah güçlü olandır,hüküm ve hikmet sahibidir.
Yasin Suresi;
27- Biz ondan sonra onun kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
28- Sadece tek bir çığlık o kadar.Bir anda sönüp gittiler.
29- Ne zaman kendilerine elçi gelse onu alaya alan kullara yazıklar olsun

Araf Suresi.
4-Nice yurtlar helak ettik.Azabımız gece veya gündüz dinlenirken geldi onlara.
5-Kendilerine azabımız geldiğinde “Biz gerçekten zalimler idik” dediler ve başka sözleri de olmadı.

Hicr Suresi,
iğinde getiririz.O takdirde de mühlet ve aman verilmez ceza göreceklere.KAVİMLERİN HELAKI KADERLERİYMİŞ
4-Biz hiçbir ülkeyi kaderinde yazısı olmadan yok etmedik
5-Hiçbir millet ecelini ne önleyebilir ne de geciktirebilir.
8- Biz melekleri ancak gerekt
ALLAH ASLA TEK DEĞİL,GÖKSELBİR KAVİMİN ÖNDERİ;
23-Gerçek şu ki,DİRİLTEN VE ÖLDÜREN BİZİZ.HEPSİNİN GERİSİNDE BİZ KALIRIZ
80-Hicr halkı da peygamberi yalanlamıştı.
81- Dağlarda güven içinde ev yontuyorlardı.
82- Sabaha karşı korkunç çığlık onları yakalayıverdi
83-Yaptıkları kendilerini koruyamadı

Bazı kavimler Tanrı’nın azabı ile karşılaştıklarında “el aman” da dilemezler.Bunların Babilliler mi,Nuh soyu mu olduğunu asla bilemeyeceğiz.;

ALLAH’TAN AMAN DİLEMEYENLER;
MÜMİNUN SURESİ;
76- Nitekim biz böylelerini azapla yakalamıştık da yine Rablerine baş eğmemiş ve yakarmamışlardı.
78- Oysa sizin için kulaklar,gözler ve kalpler var eden O dur.Ne de az şükredersiniz!
79- Sizi yaratıp yeryüzüne yayan O’dur.Hepiniz O’na döneceksiniz.

İsra Suresi;
16- Bir ülkeyi yok etmek isteyince onun şımarık güçlerine ve zenginlerine emir veririz, onlar yoldan çıkarlar.Artık o ülke helak olmayı hak eder.

58- Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya şiddetli bir azaba uğratmayacağımız ülke yoktur.Bu kitapta yazılıdır.

70- And olsun ki,biz İnsanoğlunu şerefli kıldık,onların karada ve denizde gezmesini sağladık,temiz rızıklar verdik ve de onları yarattıklarımızın pek çoğundan üstün ettik.

HER ŞEY BAŞTAN BELLİ:
133-Şüphesiz size vaad edilen şeyler gelecektir,olacakların önüne geçemezsiniz siz.

İNSANLAR ESKİ HALLERİNDEN ÇOK AŞAĞI DÜZEYDE YARATILIRLAR
Sonunda Tanrı insanları kendi kavmi için “zararsız” bir hale sokmayı başarır.;
Aşağıdaki ayette de İbret Turizmi önerilmektedir.
ALİ İMRAN SURESİ;137-“Sizden önce neler gelip geçmiştir.Dünyayı gezin de Peygamberleri yalanlayanların sonunu görün”
Meryem Suresi 74- Biz onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki onlar varlıkta ve gösterişte bunlardan daha üstündüler.
Yukarıdaki ayette,Adem-Nuh kavmi ile Hz.Muhammed zamanındaki kavimler kıyaslanmaktadır adeta.
Aşağı ki ayetlerde “Nasrettin Hocanın kuşuna” dönmüş, “insan ömrü” vurgulanır;
Enbiya Suresi; 44- “Biz onları ve atalarını yaşattık,nihayet kendilerine ömürleri uzun geldi....” Tin Suresi, 4.” Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.” 5. “Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.”

İnsanların zayıflatılmış “genetik yapıları” sayesinde,bir buzağı bile doğar doğmaz ayağa kalkabilirken,2 yaşında yetişkin olurken,bir insanın ayakta dikilmesi 6 ay,yardımsız yürüyebilmesi 1 yıl,gelişmesi ise 15-20 yıl almaktadır.
Ama Tanrı bunu da geri almakla tehdit etmektedir,

Nisa Suresi;
133- Ey insanlar,Allah dilerse sizi ortadan kaldırır.Başkalarını getirir.Allah’ın buna gücü yeter.”
Fatır Suresi;
16-Allah dilerse sizi yok eder yerinize başka mahluk getirir”.
Mearic Suresi;
40- Doğuların ve batıların Rabbine and olsun ki gücümüz yeter.
41-Onların yerine daha hayırlısını getirmeye.
İNSANLARIN YARATILIŞI ve NEDENİ:
Tegabun Suresi,
3-Gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratan ,size şekil veren ve şeklinizi güzel yapan O’dur.Dönüş O nadır.
Zariyat Suresi;
56-İnsanları ve cinleri ancak bize kulluk etmeleri için yaratmışızdır
57-Biz onlardan rızık istemiyoruz.bizi doyurmalarını da istemiyoruz.!
dır.
Kurana göre ceza yiyen sadece insanlar değildir;
CİN SURESİ
8-“Doğrusu biz cinler göğe erişmeye çalıştık.Fakat onu sert bekçilerle alevler ve meşalelerle doldurulmuş bulduk.
9-“ Göğün dinlenmeye mahsus bir yerinde oturduk.;ama şimdi kim dinleyecek olsa kendisini gözetip duran ateşten bir ok buluyor.
10-“Biz yerdekilere kötülük mü murad edildi?yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir.Bilmeyiz.”
Ayetin de yazdığı gibi Cinler de bu yasaktan nasiplerini almışlardır.Onlarda kendilerine yapılan bu yasaklamanın Hayır mı Şer mi olduğunda kararsız kaldıklarını 10.ayette ne güzel açıklamaktadırlar.
HER ŞEY BAŞTAN BELLİ:
Tevrat’ta geçen Musa peygamberin kavmini kurtarması için Tanrısı Yahve ona görev verir.Firavun da aslında gelen isteğin Tanrı’dan mı değil mi olduğunu ayıracak güçtedir.
İnançsız biri değildir.
Sadece,Musa’nın,İbranilerin Tanrısını kendi tanrısı olarak görmez.Hatta İbrahim’in çocukları bile “Babam İbrahim’in Tanrısı” deyimini çok kullanırlar.
Ama,Ona da “Tanrı “ olduğu için saygısızlık etmeyeceğini bildiği için,Firavun’u İNATÇI” kılacağını söyler.
Yani,”Tanrının dilemesi” ile bizler davranış değiştirebiliyoruz,Tanrıya saygılı Firavunu “inatçı eden “ tanrının kendisidir.
Maceracı bir Tanrı değil mi?

Tevrat Mısırdan Çıkış Böl.4;
Çık.4: 21 “RAB Musa'ya, "Mısır'a döndüğünde, sana verdiğim güçle bütün şaşılası işleri firavunun önünde yapmaya bak" dedi, "Ama ben onu inatçı yapacağım. Halkı salıvermeyecek”

“Tanrının dilemesi” konusu Kuranda da aşağıdaki ayet ve başkalarında da yer alır.
Enam Suresi;
111-“”Onlara melekler indirseydik,ölüler dirilip konuşsaydı onlarla,her şeyi toplayıp önlerine koysaydık yine de Allah dilemedikçe inanmazlardı.Fakat çoğu bilmez.””

Yani biz ne yaparsak yapalım “her şey başından Tanrının dilemesi ile olmuş” anlamına resmiyet kazandıran iki kitaptan iki ayet okuduk.
Cennete girme konusunda ciddi sorunlar olduğunu daha kesin olarak görmüş oluyoruz.
Bu ayetler ışığında,bir insanın ateist,deist,politeist,materyalist,Darwin’ci,Komünist,Sosyalist olması hep onun dilemesi ile olmaktadır.
Bu halde yani,inançlı firavunu bile “inatçı” yapan bir tanrı yanında,kimsenin hiçbir suçu olamaz.
O her şeyi de önceden takdir etmiş zaten.Yani,tabiat ve toplum içinde her türlü “zıtlığı” kendisi yaratıp barındırmaktadır.Sonumuzu da takdir de etmiş.
Başımıza gelen felaketlerin sebebini de hazırlamış zaten;
Enam Suresi;
123-Her şehirde şehrin günahkarlarını hileler,düzenler kursunlar diye büyülttük,öne geçirdik.Aslında onlar kendilerine karşı hilekarlık yaparlar da bilmezler.

İNSANLARI KORUYUCULARA EMANET EDER VE TANRI GÖKLERİNE ÇEKİLİR.

Bütün bunlardan sonra Kara Han, insanlara: "Ben size mal verdim, aş verdim; yer yüzünde iyi, güzel, temiz ne varsa verdim, yardımcınız oldum, siz de iyilik yapınız. Ben göklerime çekileceğim, belki bir daha dönmeyeceğim." dedi. Arkasından yardımcı ruhlarına: "Gün Aşan, sen, içki içip aklını yitirenleri; körpecik çocukları, kısrak yavrularını inek buzağılarını koru, onlara kötülük gelmesin. (Hint,Kızılderili ve tüm dinlerde ineklerin kutsallığı vardır.Kuran Bakara Suresi "İnek" demektir.) Sağlığında iyilik yapmış olanların ruhlarını yanına al, intihar edenlerinkini alma. Zenginlerin malına göz dikenleri, hırsızlan, başkalarına düşmanlık edenleri koruma. Benim için, bir de Hâkanları ile Yurtlan için savaşıp ölenlerin ruhlarını da yanına al, *benim yanıma getir.
Şimdilik benim yerimde Ağca Dağ, Ulu Kişi ve Gün Aşan kalacaklar, sizlere yardımcı olacaklar.

*İslam'da vatan için ölüm yoktur.Vatan için Ölüm'ün kaynağı sadece bu destandır.Türkler Tanrılarının bu emri sayesinde asildirler.
Çünkü tanrıları cezacı değildir.Türkler ayrı bir İnsan Irk'ına aittirler.Hz.Muhammed "Adem soyu" demektedir.İsra Sur.16."Pek güçlü kullarım" demektedir.(RTE.G.BUSH YECÜC MECÜC " BAŞLIKLI YAZIM)
Bu yüzden Araplar sömürgeliği kolay kabul ederler.Bu yüzden vatan için şavaşmazlar.İslam'da sadece "Cihat" vardır.Onun da kime dayanılarak yapılacağı belli değildir.

Çünkü,İslamda Ruhbanlık da yoktur.Papalık,papazlık,rahiplik,şeyhlik,pirlik,Hilafet yoktur.
Hilafet de Kureyşlilerce Hz.Muhammed'in ölümünden sonra uydurulmuştur.

TANRININ KORUYUCU YAYI
Tevrat-Yaratılış Blm.9
Yar.9: 12 Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını: "Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak:
Yar.9: 13 Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak.
Yar.9: 14 Yeryüzüne ne zaman bulut göndersem, yayım bulutların arasında ne zaman görünse,
Yar.9: 15 sizinle ve bütün canlı varlıklarla yaptığım antlaşmayı anımsayacağım: Canlıları yok edecek bir tufan bir daha olmayacak.
Yar.9: 16 Ne zaman bulutlarda yay görünse, ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı anımsayacağım."
Yar.9: 17 Tanrı Nuh'a, "Kendimle yeryüzündeki bütün canlılar arasında sürdüreceğim antlaşmanın belirtisi budur" dedi.

İNSANIN RAHİMDE OLUŞUMU VE KIYAMET DİRİLİŞİ
Müminun suresi
12- Şüphesiz ki biz insanı çamurun özünden yarattık.
13- Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.
14- Sonra o nutfeyi kan pıhtısına çevirdik.Donmuş o kanı da bir çiğnemlik et yaptık. O etten kemikler yarattık ve kemiklere yine et giydirdik.Sonra da onu başka bir yaratılışta yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir.
ÖLÜM VE DİRİLİŞ;
15- Sonra, siz bütün bunlardan sonra öleceksiniz.
16- Ve sonra kıyamet gününde diriltileceksiniz.
MÜMİN SURESİ,
67-Sizi,topraktan,sonra da nutfeden,sonra kan pıhtısından yaratıp bebek olarak çıkaran O’dur.Kiminiz daha önce öldürülür,kiminiz belirli bir süreye erişirsiniz. Belki artık düşünürsünüz.
İNANMAYANLARA KARŞI MÜTHİŞ BİR KİN VAR; 84- Ama hışmımızı gördüklerinde (inkar edip eş koşanlar) inanmaları fayda verecek değildir.Bu Allah’ın kulları arasında öteden beri yürürlükte olan yasasıdır.İşte kafirler burada yanılıp ziyana uğramışlardır.

SECDE SURESİ
3-“Onu peygamber kendisi mi uydurdu” diyorlar? Hayır ya Muhammed! O senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir.Belki doğru yolu bulurlar.
5- Gökten yere kadar her işi Allah düzenler.Sonra işler saya geldiğinizden BİN YIL miktarında olan mesafeye bir günde yine O’na yükselir.
11- De ki; “Vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak,sonra Rabbinize döndürüleceksiniz
.
ŞAFFAT SURESİ
5-O göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir.O güneşin doğup battığı yerlerin de Rabbidir.
6- Şüphe yok ki biz yakın göğü bir süsle yıldızlarla süsledik.
7-Onu itaattan çıkan her şeytandan koruduk

İnsanlara bu kadar kinin bunca yok ediş operasyonundan sonra hala bitmeden sürmesi, geçmişteki “göksel savaşlarda” atalarımızın verdiği yaranın büyüklüğünü göstermektedir. Resmen,insanlara okuma-yazma yasaklanmış,genleri değiştirilerek,en zayıf hayvan haline getirilmiş bizlerin,vâd edilen o cennette ne işe yarayacağı akılla açıklanacak bir şey değildir. İncil’de Vahiyler bölümünde yazdığı gibi ,tanrı soyu burayı kendileri için “meyve bahçesi” haline getirmişler,bizler de meyveyiz.
Başka bir anlam çıkarmak mümkün değildir.
Baksanıza tanrı “öç” peşinde;
DUHAN Suresi;
15-B iz sizden azabı birazcık kaldıracağız.Ama siz yine dönücülersiniz.
16- Onları çarptıkça çarpacağımız gün şüphesiz ki öcümüzü alırız.
Sonra da “biz büyüğüz” edebiyatı.”

MUCİZELERE DEVAM:
CASİYE SURESİ
3-Şüphe yok ki göklerde ve yerlerde müminler için deliller vardır.
(Mars’ta insan yüzlü dağ ve Mısır piramitleri ile aynı konumda yapılmış ve aynı sayıda piramitler,12.burç,vs.vs)
4-Sizin yaratılışınızda ve yeryüzüne yaydığı canlılarda kesin olarak inananlar için nice ibret verici işaretler vardır.
CENNETİN YERİ:
Araf Suresi-40-“Ayetlerimizi yalan sayıp onları küçümseyenlere göğün kapıları kesin kapalıdır.İğne deliğinden deve geçinceye kadar giremezler cennete onlar”

Ayette açıkça cennetin yeri “Gökyüzü” olarak belirtilmektedir.Cennete gitmek için ölmek değil,çok hızlı uzay aracı yapmak,evrenin sırlarını öğrenmek, yeterli oluyor.Atalarımız doğru yoldaymışJ)

Kaf Suresi;
31- Cennet Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.Zaten uzak ta değildir

CENNETİN BÜYÜKLÜĞÜ
Ali İmran Suresi;
133-Rabbinizin bağışlamasına ve yerler ile gökler genişliğindeki cennete yarış eder gibi koşun.
142-Yoksa Allah içinizden savaşanları belli etmeden ,ve sabredenleri seçmeden mi cennete girivereceğinizi sanıyorsunuz

İSTİKBAL GÖKLERDEDİR:
Zariyat Suresi;
20-Yeryüzünde gerçekten inananlar için bir çok ibretler vardır.
21-Kendinizde de bir çok alametler vardır.
22- Rızkınız ve size vaad olunanlar göklerdedir
Bütün bu ayetlerin ışığında Tanrı’nın Yahudiler’den,Hicaz Araplarından ve Ham soyu Sarı Çingene olan Alman+İngiliz+Yunanlılardan “Üstün IrkYaratma” projesi olmadığı açıktır.
Bütün bunlar,geçen zaman içinde “ırkçı” rahiplerin yarattığı uydurmalardan başka bir şey değildir.

Diğer yandan ayetlerde geçmişte yaşanmış,”göksel bir savaşın kini” açıkça görülmektedir.Bu olgu“üstün ırk” fikrine kuvvet kazandırmaktaysa da dikkatli bakıldığında Tanrının kavimlere ayrı dinler,peygamberler göndererek birbirlerine düşürme gibi çabası da vardır. Yukarıdaki Babil Kulesi bölümünde,Kuran ayetlerinde atalarımızın “renklere,ırklara,farklı dillere ayrılmalarını,birbirine düşman olarak yeryüzüne indirilmelerini,ardından,tanrı soyunca planlı bir şekilde sivrilen insan gruplarının yok edildiklerini,yerlerine yeni tüp bebek peygamberlerden * üremiş,yaşama sıfırdan başlayan,yaşam süresi kısaltılmış,tabiata direnci sıfırlanmış” kavimlerin yaratıldığını okuduk,gördük.

*İbrahim peygamberin,kısır karısı Sara’dan,tanrının evine yaptığı bir ziyaret sonrası 100 yaşında baba olması,oğlu İshak peygamberin,”kırmızı tüylerle kaplı oğlun Esav’ın doğması gibi örnekler bitmek bilmemektedir.
İncil’in Vahiyler bölümünde,biz insanların Tanrı soyu için “şırası çıkarılacak üzüm” olarak görüldüğüne dikkat edildiğinde,farz edelim,seçilmiş olan kavim de sonunda Tanrı soyunun meyvesi olmaktan kurtulamayacaktır.

İnsanların,bu çetrefil efsanelerle uğraşmak yerine,aralarında adaleti sağlayacak bir “tek dünya devletine” doğru “adil bir geçiş” planları yapması,göklerden gelecek bir tehlike varmışçasına birleşmesi,yeryüzünden her gün akan kanları silmesi için bir şeyler yapması gereklidir.

Okuduğumuz gibi,din kitapları,mitler,efsaneler kavimlerin birbirini işleterek özelliklerini yitirmelerini veya güçle ortadan kaldırmalarını gerektirmektedir.

Bu da dünyada güçlü bir birliği engellemektedir.İnsanlığın ilerlemesini önlemektedir.

Asırlardır boşu boşuna insanlık ailesinin birbirini kıymasına bir son verilmeli,kayıp olan yılların açıkları kapatılmalıdır.

Saçma sapan B.O.P’muş,topmuş,Semitizm miş bilmem neymiş bunlardan bir an önce kurtulmak gerekmektedir.

Aramızda,yani sonsuz evrende bir toz zerreciği kadar olan bu gezegende “adaleti” sağlayamazsak,göklerde nasıl kabul görebiliriz?

Ayetlerde görüldüğü gibi “Cennet”in yeri göklerdir ve oraya “ölü” değil “diri” gidileceği de yukarıdaki ayetlerle belirtilmiştir.

Keykubat
Alaeddin Yavuz

Bu yazıya destek olacak yeni belgeli araştırma sonuçlarımı okumak için tıklayınız;
https://alaeddinyavuz.wordpress.com/2016/07/07/turk-dili-cehennemi-degil-tanrinin-dilidir/


1.Sayfaya tekrar dönmek için tıklayınız.

MuKıtası kitaplarını indirmek için,aşağıdaki linkteki “akrobat reader” sembolünü sağ tıklayıp,”farklı kaydet” seçeneğini tıklarsanız kitapları bilgisayarınıza tek tek indirebilirsiniz.Osmanlıca-Türkçe bir sözlüğünüz de arada bir lazım olabilir.;
http://www.tdkkitaplik.org.tr/tezler.asp
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu_K%C4%B1tas%C4%B1

2 yorum:

  1. yahu sayfa sayfa okuyorum okuyorumda senin ne olduğunu amacını bir türlü anlayamadım! nkafirmisin ateitmisin müslümanmısın baş örtüsü mevzusundada aynı şekil... ne istediğini anlatamıyorsunki zararlımısın zararsızmısın

    YanıtlaSil
  2. Aklının ermediği şeyleri okuma. Anlayamıyorsan aklının hacmi o kadarmış demek ki zorlama. Büyü de gel evlat.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.